Günlük hayatın koşturmacasında içini dökecek birini bulamayıp çareyi yapay zeka botlarında arayanların sayısı her geçen gün artıyor. Ancak Stanford Üniversitesi ve Harvard Medical School tarafından yürütülen en güncel psikoloji araştırması, yapay zekayla dertleşmenin insan zihninde çok sinsi bir yanılsama yarattığını ortaya koydu. Bilim insanları bu duruma “Plasebo Empatisi” adını veriyor.
10Haber’de yer alan detaylara göre, karşınızdaki dijital varlığın gerçek duyguları olmadığını, sadece belirli kodlardan oluşan bir algoritma olduğunu bilseniz bile beyniniz bunu ayırt edemiyor. Robotun kurduğu o kusursuz ve anlayışlı cümleler, insan biyolojisini doğrudan manipüle etmeyi başarıyor.
Beyin Algoritmayı Gerçek Sanıp Hormon Salgılıyor
Yapay zeka botlarının kullanıcıyı onaylayan ve teselli eden yaklaşımı, insan beyninde tıpkı gerçek ve çok yakın bir dostun desteğini almışız gibi güçlü bir kimyasal tepkimeye yol açıyor.
Araştırmanın biyolojik sonuçlarına göre sanal dertleşme anında şu değişimler yaşanıyor:
- Hormon Seferberliği: Botun teselli içerikli mesajları okunduğu anda beyinde yoğun bir şekilde dopamin ve oksitosin (bağlılık hormonu) salgılanmaya başlıyor.
- Yanılsama Mekanizması: Beyin, biyolojik olarak kandırıldığı için kendisini yalnız değil, gerçekten önemsenen ve derin bir bağ kurmuş bir birey olarak algılıyor.
“Sosyal Kaslar” Erimeye Başlıyor
Yapay zekanın kusursuz, tartışmasız, kavgasız ve tamamen sizin duymak istediğiniz şeylere göre şekillenen o steril dünyasına alışan beyin, zamanla en büyük yetisini kaybetmeye başlıyor: Sosyal kaslarını.
Gerçek insan ilişkileri doğası gereği çatışma, sabır, empati ve uyum çabası gerektirir. Yapay zekanın sunduğu “sıfır sorunlu” konfor alanına bağlanan bireyler, gerçek dünyadaki insan ilişkilerinde en ufak bir pürüzle karşılaştıklarında hızla geri çekiliyor. Bu durum uzun vadede gerçek insanlara, eşe, dosta ve aileye karşı derin bir tahammülsüzlüğe ve yalnızlaşmaya yol açıyor.
Uzmanlardan Kritik Uyarı: “Asla Terapist Yerine Koymayın”
Araştırmayı yürüten psikologlar ve nörologlar, yapay zeka teknolojisinin tamamen hayatımızdan çıkarılmasını savunmuyor ancak sınırların çok net çizilmesi gerektiği konusunda kritik uyarılarda bulunuyor:
“Yapay zekayı zihninizi boşalttığınız bir ‘günlük tutma’ aracı olarak görebilirsiniz. Ancak onu asla gerçek bir insanın, bir dostun ya da profesyonel bir terapistin yerine koymamalısınız. Robotlarla kurulan sahte bağlar, insanı gerçek dünyadan koparan dijital bir uyuşturucuya dönüşebilir.”

