Urla Kuşçular imar planı değişikliğiyle 1. derece doğal sit alanı statüsündeki 15 hektarlık dev arazi, “beton blokların” insafına terk edildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından askıya çıkarılan planlara göre; Urla‘nın ciğeri sayılan tarım arazileri ve zeytinlikler, İstanbullulara pazarlanacak 1+1 konutlar ve lüks villa projeleri için kurban ediliyor.
Doğal Sit Alanında Statü Oyunu: Koruma Gitti, İnşaat Geldi!
Urla’nın en bakir bölgelerinden biri olan Kuşçular Mahallesi’nde, 152 bin metrekarelik devasa bir alan için “ekolojik araştırma” adı altında şok bir karar alındı. Yıllardır 1. derece doğal sit alanı olarak titizlikle korunan bölge, “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” statüsüne çekilerek resmen yapılaşmanın önü açıldı.
Bakanlık tarafından askıya çıkarılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli yeni planlar, bölgenin doğal dokusunu yerle bir edecek detaylar içeriyor. Bugüne kadar tek bir çivi dahi çakılamayan tarım arazileri ve zeytinliklerin bir kısmı parsellenerek, yaklaşık 35 bin metrekarelik bir alanda iki katlı villa ve konut projelerinin yükselmesi hedefleniyor.

“Tek Dertleri İstanbullulara 1+1 Satmak!”
Karara en sert tepki Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler’den geldi. Güler, bölgenin İzmir’in “ciğeri” olduğunu vurgulayarak, bu hamlenin arkasında yatan “vahşi betonlaşma” niyetini şu sözlerle deşifre etti:
“Urla, Çeşme ve Seferihisar üçgeninde inanılmaz bir saldırı var. Sit durumları hiçe sayılmış, ÇED raporu bile istenmemiş. Tüm dertleri tarım alanlarını yok edip İstanbullulara burada 1+1 ev satmak. İzmir halkının nefes alacağı, tarım ve gastronomi ile gelişen bu yaşam alanlarını beton bloklarla doldurmak istiyorlar.”

Urla Belediyesi Teyakkuzda: Dava Yolda!
Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, sürecin henüz bitmediğini ve itiraz aşamasında olduklarını duyurdu. Bölge sakinlerinden ve sivil toplum kuruluşlarından belediyeye şikayet yağdığını belirten Balkan, planların Büyükşehir Belediyesi by-pass edilerek doğrudan bakanlık üzerinden onaylanmasına karşı hukuki süreci başlatacaklarının sinyalini verdi.
Plan Değişikliğinin Getireceği Tehlikeler:
- Eko-Turizm Kılıfı: “Düşük yoğunluklu yerleşim” adı altında doğal bitki örtüsünün tahribi.
- Tarımsal Yıkım: “Tarımsal niteliği korunacak alan” statüsündeki parsellerin inşaat sahasına dönmesi.
- Altyapı Felaketi: Bakir bir bölgeye aniden eklenecek nüfusun yaratacağı çevre kirliliği.
15 Hektarlık Rant Kıskacı
Batıda Yağcılar, doğuda Seferihisar ve güneyde Ege Denizi ile çevrili olan bu stratejik bölge, bugüne kadar imar görmemiş olmasıyla biliniyordu. Ancak yeni askı ilanına göre, 15,3 hektarlık alanda yapılacak “eko-turizm” projeleriyle bölgenin çehresi tamamen değişecek. Uzmanlar, bu adımın Zeytinler’den Alaçatı’ya kadar uzanan yeşil hattaki zincirleme imar dalgasının bir parçası olduğu konusunda uyarıyor.
Editör Analizi: “Sürdürülebilir” Kelimesi Betonun Maskesi mi?
Haber merkezimizin değerlendirmesine göre; “Sürdürülebilir koruma” terimi, son yıllarda sit alanlarını yapılaşmaya açmak için kullanılan en büyük yasal kılıf haline geldi. Urla Kuşçular’daki bu hamle, Çeşme Turizm Projesi’nin iptalinin ardından gelen “rövanşist” bir imar atağı gibi görünüyor. Eğer bu planlar iptal edilmezse, İzmir’in en kıymetli tarım ve turizm havzası, sadece bir gayrimenkul pazarlama aracına dönüşerek geri dönülemez bir yara alacaktır. (egedesonsöz)

