Pakistan ABD Konsolosluğu önünde toplanan öfkeli kalabalık, Hamaney’in ölümü sonrası adeta bir intikam tugayına dönüşerek binayı hedef aldı. Karaçi’de taşlar ve sopalarla barikatları aşmaya çalışan göstericilerle polis arasında çıkan kanlı çatışmada ölü sayısı artarken, benzer bir kaos Bağdat’ın kalbi Yeşil Bölge’de de patlak verdi; Orta Doğu’daki alevler tüm İslam coğrafyasını sarıyor!
Karaçi’de İntikam Çığlıkları: Konsolosluk Kapısında Can Pazarı
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ABD ve İsrail operasyonuyla öldürülmesinin yankıları, Orta Doğu sınırlarını aşarak Güney Asya’yı kana buladı. Pakistan’ın en büyük şehri Karaçi’de, sabah saatlerinde Pakistan ABD Konsolosluğu önünde toplanan binlerce kişi, diplomatik temsilciliği hedef aldı. “İntikam” sloganlarıyla binaya girmeye çalışan kalabalığa Pakistan polisinin müdahalesi çok sert oldu. Göz yaşartıcı gaz ve copların yetersiz kaldığı çatışmada, ilk belirlemelere göre 9 gösterici hayatını kaybetti.
Bağdat’ta Yeşil Bölge’ye Baskın Girişimi
Kaos sadece Pakistan ile sınırlı kalmadı. Irak’ın başkenti Bağdat’ta, üst düzey güvenlik önlemleriyle korunan ve ABD Büyükelçiliği’nin de bulunduğu “Yeşil Bölge” öfkeli gruplar tarafından kuşatıldı. Hamaney’in intikamını almak isteyen göstericiler, beton bariyerleri zorlayarak elçilik binasına girmeye çalıştı. Güvenlik güçleri ses bombalarıyla kalabalığı dağıtmaya çalışırken, Bağdat sokaklarından yükselen dumanlar durumun vahametini gözler önüne seriyor.
Teknik Terim: “Önleyici Saldırı” (Pre-emptive Strike) Nedir?
İsrail Savunma Bakanlığı, İran’a yönelik bu büyük harekatı bir “önleyici saldırı” olarak tanımladı. Uluslararası hukukta bu terim, bir devletin kendisine yönelik kaçınılmaz bir saldırıyı durdurmak amacıyla düşmana önceden saldırması anlamına gelir. Ancak İran’ın bu saldırıya 24 eyalette birden hedef alınarak karşılık vermesi, “meşru müdafaa” sınırlarının tartışılmasına ve bölgesel bir “Casus Belli” (Savaş Nedini) durumunun oluşmasına yol açtı.
24 Eyalette Yıkım: Bilanço Ağırlaşıyor
İran Kızılayı’ndan gelen son veriler, İsrail ve ABD’nin dünkü ortak operasyonunun bilançosunu tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Tahran, İsfahan, Kum ve Tebriz gibi stratejik noktaların hedef alındığı bombardımanlarda:
- 201 kişi hayatını kaybetti.
- 747 kişi ağır yaralandı.
- Hava savunma sistemleri ve füze rampaları büyük ölçüde imha edildi.
Körfez Üslerine Füze Yağmuru: Savaş Yayılıyor
İran ordusu, Hamaney’in ölümüne karşılık olarak “Gerçek Vaat 4” operasyonunu devreye soktu. Sadece İsrail’i değil, ABD’nin bölgedeki tüm varlığını hedef alan Tahran; Bahreyn, BAE, Kuveyt, Katar ve Ürdün’deki ABD üslerine kamikaze İHA ve balistik füzelerle saldırı başlattı. Bu hamle, savaşın artık sadece iki ülke arasında değil, tüm Körfez ve Orta Doğu ekseninde bir dünya savaşı provasına dönüştüğünü kanıtlıyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Dünya başkentleri teyakkuzda. Pakistan ve Irak’taki elçilik saldırıları, İslam dünyasında ABD karşıtı bir “halk ayaklanması” riskini tetiklemiş durumda. Washington’ın diplomatik personeli tahliye edip etmeyeceği tartışılırken, İran’ın yeni başkomutanı Vahidi’nin “tarihin en yıkıcı misillemesi” sözü, önümüzdeki 24 saatin çok daha kanlı geçeceğinin işareti. Eğer diplomasi masası tamamen devrilirse, küresel enerji hatları ve boğazların kapatılmasıyla dünya ekonomisi de bu savaşın enkazı altında kalabilir.

