Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İstanbul Kubilay Kaan Davası Başladı: Mahkemede Şok Anlar

İstanbul Kubilay Kaan davası ilk duruşmasında Aleyna Kalaycıoğlu’nun tutukluluk halinin devamına karar verildi.

İstanbul Kubilay Kaan davası ilk duruşmasında Aleyna Kalaycıoğlu'nun tutukluluk halinin

Ümraniye’deki Silahlı Saldırının İlk Duruşması Görüldü

İstanbul Ümraniye’de geçtiğimiz 19 Mart gecesi meydana gelen ve 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan silahlı saldırıya ilişkin davanın ilk duruşması bugün görüldü. Mahkeme, İstanbul Kubilay Kaan davası kapsamında tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Bununla birlikte Aleyna Kalaycıoğlu’nun tahliye talebi kabul edilmedi.

Ümraniye, Sıddık Sokak’ta 19 Mart gecesi meydana gelen olayda iddialara göre, rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi ve bu süreçte arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı’dan yardım talep etti. Canbay, Kundakçı ve arkadaşları, Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne giderek araç içerisinde beklemeye başladı. Bu sırada olay yerine çakarlı araçlarla gelen Alaattin Kadayıfçıoğlu ile grup arasında tartışma çıktı. Gerginliğin büyümesi üzerine Kadayıfçıoğlu’nun silahla ateş açması sonucu ağır yaralanan 21 yaşındaki Kundakçı, kaldırıldığı hastanede yaşam mücadelesini kaybetti.

Kalaycıoğlu’nun Annesinin Ev Hapsi Kaldırıldı

Mahkeme heyeti ayrıca, tutuksuz yargılanan Zuhal Kalaycıoğlu hakkında uygulanan ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına hükmetti. Dava, 13 Temmuz tarihine ertelendi. Duruşma öncesi adliyede ortalık karıştı; Kubilay Kaan Kundakçı’nın bazı yakınları Rapçi Canbay’a tepki gösterdi. Canbay’ın yanındakiler de bu anları kayda alan basın mensuplarına saldırı girişiminde bulundu.

Mahkeme Başkanından Uyuşturucu Sorusu

Duruşmada Mahkeme Başkanı, Alaattin Kadayıfçıoğlu’na uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığını sordu. Kadayıfçıoğlu bu soruya, “Evet, ancak bu olaydan çok önceydi. Olay günü ya da olay anıyla ilgili bir durum değil” cevabını verdi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Ne kadar önce?” diye sorunca Kadayıfçıoğlu, “Tam olarak hatırlamıyorum ama yaklaşık bir ya da iki hafta önceydi” dedi.

Alaattin Kadayıfçıoğlu hakim karşısındaki savunmasında elinin tetiğe basılı olmadığını ve silahın bir anda patladığını belirterek pişmanlığını şu sözlerle dile getirdi:

“Keşke o gün bana bir şey olsaydı. Gerçekten çok üzgünüm. Bu bile isteye olan bir durum değil. Aileden de çok özür dilerim. Böyle bir şeye sebep olduğum için çok üzgün olduğumu belirtmek istiyorum. Efendim Aleyna ile olaydan 3 hafta önce tanıştık ve sevgili olduk. Olaydan bir gün önce bana misafir olarak kaldı. Olay günü de kendisi stüdyoya gitti. Ben de yanına gittim. Stüdyonun önünde bir BMW gördük. Aleyna o aracı görünce panikledi. Şoför ile göz gözegün geldik. Kendisinin torpidoya uzandığını gördüm. Bunun üzerine araçtan indim. Konuşmak için yanlarına gittim. Aracınızı çekin dedim. Canbay bana küfür etti. İtişme yaşadık. Beni aracın içerisine çekmeye çalıştı. Ben şahsa tek elimle müdahale ettim. Şahıs elimi tutmaya çalışınca silah patladı. Benim elim tetikte değildi. Şoka girdim. Canbay’ın orada olduğunu bilmiyordum. Aleyna da çok korktu titriyordu. Silahım da hep torpidoda dururdu. Ama karşı taraftakilerin aracının yanına giderken yanıma aldım. Olay çıkacağını bilmiyordum. Böyle bir ön görüm yoktu. Öyle olsaydı polisi arardım. Benim orada bir olay ön görmedim. Her şey spontane oldu. Ülkemizde bir sürü kadın cinayeti oluyor. Ben kendisinin bize ateş açacağını düşündüm. Koruma iç güdüsüyle hareket ettim. Ben silahı kimseye doğrultmadım. Elim tetikte değildi. Şahıs (Canbay) müdahale edince silah patladı. Olay anında Aleyna beni tahrik edecek hiç bir söylemde bulunmadı. Olay sıcağı sıcağına oldu. O an şok halindeydim. O şok içerisinde bazı şeyleri atlamış olabilirim. Bu arada ben bir şey söylemek istiyorum. Bu olay beni çok üzdü. Ben aileden de özür dilemek isterim.”

Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun avukatı ise savunmasında şunları kaydetti:

“Müvekkilim hakkında herhangi bir beraat ya da tahliye talebinde bulunmayacağım. Soruşturma aşamasında yapılan eksiklikler için savunma yapacağım.”

“Sanıkların İfadesi Çelişkili”

Kubilay Kundakçı’nın avukatı, sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun olayı yanlışlıkla gerçekleştirdiği yönündeki savunmasını anlamlandırmanın güç olduğunu, görüntüler ve dosyadaki anlatımların bambaşka bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti. Avukat duruşmada şunları söyledi:

“Alaattin, büyük bir kararlılıkla araçtan iniyor, yürüyerek olay yerine gidiyor ve ardından tetiği çekiyor. Daha da dikkat çekici olan ise, olay sırasında polis memuru Mustafa ile tüm yaşananlara tanıklık eden Hüseyin’in orada bulunması. Her iki isim de şahısların silahla araçtan indiklerini görüyor. Buna rağmen herhangi bir müdahalede bulunulmuyor. Olayın ardından izlediğim tüm kayıtlar da bu gerçeği doğruluyor. Salonda bulunan meslektaşlarımızın da gördüğü üzere, görüntülerde yaşananlar oldukça net.”

Tanık İfadeleri ve Çarpıcı Diyaloglar

Tanık Bertin Yıldız ifadesinde olay anına dair şu bilgileri verdi:

“Ben stüdyoda çalışırken hiçbir şey duymadım. Aleyna beni aradı çok kötü bir şey oldu dedi konuşamıyordu. Çok kötü bir şey oldu bir anda oldu anlamadım. Doluymuş patladı. Biri vuruldu mu bilmiyoruz. Ara öğren ne olmuş. Vuruldu galiba. Kim vurulmuş ne gerekiyormuş öğren dedi.”

Kubilay Kaan Kundakçı’nın avukatının, “Kubilay’ın vurulduğunu öğrendikten sonra neden orada olan kimseyi ihbar etmediniz?” sorusuna Yıldız, “Olay anında ben de bir şeyleri öğrenmek istedim. Konuyu bilmiyordum. Olayı önce öğrenip sonra bir aksiyon almam lazımdı” yanıtını verdi.

Canbay Cinayet Anını Anlattı

Tanık olarak dinlenen Rapçi Canbay, adliye önünde “Bu sabah hiç olmaması gerektiği gibi uyandım. Aşırı kötü bir psikoloji halindeyim. Sürekli öğürüyorum. Midem bulanıyor. Allah büyük” diyerek duruşma salonunda olay gecesini şu sözlerle anlattı:

“Belirsiz ucu açık bir ayrılık konuşması oldu. Kubilay o gece bende kaldı, Kubilay ‘Abi gidelim, hem barışmış olursunuz’ dedi, Kubilay ve Yalçın daha önceden gidecekti. Olay günü Yalçın ve Kubilay bendeydi, çıkıp gittik. Yaklaşık 2 saat bekledik, temizlikçi temizliği bitirince gidecektik. Yalçınay ile Zuhal Kalaycıoğlu arabada telefonda konuştu. Yalçınay bana, ‘Herkes haddini bilecek’ dedi Zuhal Kalaycıoğlu ile ilgili. Benim köpeğim içerideydi. Moca benim, stüdyoda bulunan köpek benimdi. Bir araç yanımıza geldi. Biri indi araçtan cama vurdu, benim oturduğum cama vurdu. Kapıyı açtım, ‘Sizi bir daha burada görmeyeceğim’ dedi silah içeri doğrulttu. Cenin pozisyonuna aldım kendimi, silah patladı zaten. Silaha temasım olmadı. Olay anında kimse sesini çıkarmadı, ben sadece ‘Yapma’ dediğimi hatırlıyorum. İlk başta ben kimsenin vurulduğunu anlamadım. Kubilay araçtan kendisi indi, sadece bağırıyordu. Çığlık sesleri vardı ama benim algım sadece Kubilay’ın çığlığındaydı. Benim tek düşüncem sadece Kubilay’dı o an. Kubilay araçtan indi hemen yere yatmadı sonra yere yattı. Ben ‘Yardım edin’ diye bağırdım. Bacağımda ya da torpidoda herhangi birşey çıkmadı. Aleyna ile aramda bir husumet yoktur.”

Rapçi Canbay, Aleyna Kalaycıoğlu ile 19 aydır birlikte olduklarını, 17 ay boyunca aynı evde yaşadıklarını söyleyerek kendisinden bir mesajla ayrıldığını belirtti. Bunun üzerine Aleyna Kalaycıoğlu, “Ben suçsuz bir şekilde yargılanıyorum. En son bana kafa attı. Üç ay oldu bitmişti zaten. Kendisi kabul etmedi” dedi.

“Ben Azmettirmedim”

Aleyna Kalaycıoğlu’nun tutuksuz yargılanan annesi Zuhal Kalaycıoğlu savunmasında ağlayarak şunları dile getirdi:

“Ben şiddet ve saldırı çağrısı yapmadım. Benim gözleri görmeyen ve yatalak olan bir evladım var. 14 yıldır engelli kızıma bakıyorum Aleyna ile birlikte. Ben azmettirmedim. Ben kimseye cinayet işleyin demedim. Ben bir anneyim. Ben iki evladımdan da razıyım. Ben böyle bir olayın yaşanacağını bilseydim, olmasın diye elimden gelen her şeyi yapardım. Ben suçsuzum. Beraatimi talep ediyorum. Ayağımdaki kelepçenin çıkarulmasını istiyorum.”

Türkücü İzzet Yıldızhan’dan ‘İtibar’ Savunması

Türkücü İzzet Yıldızhan’ın savunmasında ise şu ifadeler yer aldı:

“Bu olayda en masum kişi benim ve tüm itibarım yerle bir oldu. 45 gün cezaevinde yattım. Ne olduğunu bilmeden. Ben en mağdur olan tarafım. Ben mahkemeden itibarımı geri istiyorum.”

Ailelerin ve Diğer Sanıkların İfadeleri

Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun babası Bilal Kadayıfçıoğlu olay gününü şöyle anlattı:

“Olay günü Londra’ya gitmek için uçaktaydım. İndiğimizde küçük oğlum bir kavga olduğunu söyledi. Avukatımızı aradım. Metin ile görüştüm. Bir kavga olmuş dedi. Hatta Alaattin’in benim makam arabamı kullanmasına kızdım. Bir de İzzet Yıldızhan ile görüştüm. Sosyal medyadan haberleri gördüm. Hemen yurt dışından döndüm. Alaattin’i kendim bulmaya çalıştım; onu emniyete teslim etmek için. O sırada zaten Alaattin’i gözaltına almışlar. Benim olaydan haberim yoktu. Ben oğlumla her gün iletişim kurarım. Her gün öğüt veririm. Benim oğlum böyle şeyleri yapabilecek bir çocuk değil. Benim elim kolum o. O bir ihracatçı. Bu hatadan çok üzgünüz. Oğlunuzun Allah mekanını cennet etsin.”

Kubilay Kaan Kundakçı’nın annesi Ülker Kundakçı’nın, “Siz çocuğunuzun uyuşturucu kullandığını bilmiyor muydunuz?” sorusuna Bilal Kadayıfçıoğlu bilmediğini söyledi.

Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun kuzeni sanık Metin Kadayıfçıoğlu savunmasında şunları belirtti:

“Ben evde otururken Alaattin beni aradı. ‘Arabayı sana bırakacağım’ dedi. ‘Tamam’ dedim. Arabayı bıraktı. İki aracı da bana bıraktı. Tedirgindi biraz. Sordum cevaplamadı. Aleyna da yanındaydı. Aleyna’yı Hüseyin bıraktı. Alaattin ile taksiye bindik. Etiler’e gittik. Akmerkez’in önünde durduk. Arkadaşı geldi onu alıp gitti. Ben babasını aradım o sırada. Arabaları bana bıraktığını söyledim. Eve geldim uyudum. Sabah memur arkadaşlar geldi. Bildiğimin hepsi bunlar. Birinin vurulduğunu bilmiyordum. Ben sordum. Alaattin de bana ‘Biriyle tartıştım sonra anlatırım’ dedi.”

Hakkında “suçluyu kayırma” ve “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından hapis talep edilen tutuklu sanık emekli polis memuru Engin Taşkıran ise, “Alaattin çocukluğunda çok iyi bir çocuktu. Böyle bir olayı yaşayabileceği aklımın ucundan bile geçmezdi” dedi.

Aleyna Kalaycıoğlu Sorguda Gözyaşlarına Boğuldu

Aleyna Kalaycıoğlu sorgusunda ağlayarak şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Hakim ben biraz detaylı konuşmak istiyorum. Bizim Canbay ile bir buçuk yıllık bir ilişkimiz vardı. Alaattin ile görüşmeye başlamadan 3 hafta önce Canbay ile ayrıldık. Kubilay’ım aradı beni, sizi barıştırmak istiyorum dedi. Gelme ablacım dedim. Sokağa döndükten sonra bir anda farları açık halde aracı gördüm ve sürücü koltuğunda Kubilay Kaan Kundakçı vardı. Yolcu koltuğunda da Canbay vardı. Alaattin’e söylediğim tek şey ‘Ne olur durma devam et’ oldu. Yalvardım ve ağladım Alaattin yavaşladı ve durdu. Canbay o sırada torpidoya uzandı. Alaattin de silahı alıp indi. Ben titremeye başladım. Alaattin aracın yanına gitti. Bir anda silah sesi duydum. Silah patlayınca ben de çığlık atarak aşağı indim. Elim ayağım boşaldı. Alaattin geri beni araca bindirdi. Beni zan altında bıraktığı durum bu. Ben binmek istemezdim. Ben açıkçası o an onların (Canbayların) yanında olmak isterdim. Kahroldum ya. Ben öyle bir şey demedim. Gözünü seveyim abla ne olur…”

Bu sırada Kubilay Kaan Kundakçı’nın annesi Ülker Kundakçı, Aleyna Kalaycıoğlu’na “Boşuna ağlama! Sen benim çocuğumun ölümüne sebep oldun! Sen benim çocuğuma neden ayakçı dedin?” diyerek tepki gösterdi. Kalaycıoğlu ise “Olmadım abla” yanıtını verdi ve vefatı eve döndüğünde öğrendiğini belirtti. Baba Cemil Kundakçı ise “Neden benim oğlumun yardıma koşmadın? Arabaya bindiğinde sadece köpeğinizi soruyorsunuz? Köpek daha mı değerli Kubilay’dan?” sorusunu yöneltti.

Acılı Anne ve Babadan İsyan

Anne Ülker Kundakçı adliye önünde şu açıklamaları yaptı:

“Çocuğum aşk üçgeni yüzünden öldü. Ne alacak var ne verecek var. Bir kadın yüzünden çocuğu infaz etti gitti. Bu bir infaz. Kapalı alanda aracın içinde. Kaçma hakkı vermeden o silahı nasıl sıkabildin. Senin bununla bir meselen yok. Bu adam zengin olabilir. Trilyonları olsa bana çocuğumu geri verebilecek mi. Ben 3 aydır ne yaşıyorum biliyor mu bilmiyor. O gidiyor çocuğunu görüyor yine. Ben çocuğumun toprağına gidiyorum bir suç işlemiş gibi. Ben Allah’tan hepsinin Kubilay gibi can vermesini istiyorum. O kadar da samimiyim bu konuda. Allahlarından bulsunlar ailece. Çocuğumun bir günahı yoktu. Hiçbir suçu günahı yoktu. Bu olayın olmasına neden olacak birşey de yaşamıyor ki onlarla. Sadece Aleyna Hanımın egoları, zenginlik düşkünlüğü. Kızda yok yok. Sen 3 gündür tanıştığın insanın evine gider misin. Bu nasıl bir dünya. Burada en suçlu anneler. Ben de bir anneyim. O çocuğu sen nasıl eğittin.”

Baba Cemil Kundakçı ise duruşma öncesinde adliye bahçesinde şunları kaydetti:

“Bizim için çok zor bir gün. Psikolojik olarak içeriye girdiğim zaman nasıl bir duygu içinde olacağımı açıkçası ben de bilmiyorum. Çünkü Allah kimsenin başına vermesin, yani yaşamadığımız bir olay; ama elimden geldiği kadar oğlum için bana da bir söz hakkı verilirse faydalı olmak adına sakin, iradeli olmaya çalışacağım. Eğer davanın seyrine bir katkıda bulunabilirsem mutlu olacağım tabii ki çünkü ben geceleri uyuyamıyorum. Bugün ben sabah 04.00’te yattım, 06.00’ya çeyrek kala kalktım. Bu oğlum öldüğünden beri böyle. Ben de eşim de aynı şekildeyiz. Çok kötü bir olay. Ne işim gücümle uğraşabiliyorum. Her dakika Kubilay aklımda, her dakika. Uyurken rüyama girmezse belki aklamdan çıkıyor, onun dışında şu an sizinle konuşurken de bir tarafta Kubilay var. Aileyle veya yardım eden insanlarla karşı karşıya geldiğim zaman hangi duyguda olacağım bilmiyorum ama şunu merak ediyorum. Yüzüme nasıl bakabilecekler. Ben onlara baktığım zaman ‘Sizin vicdanınız hiç sızlamadı mı’ demek istiyorum. ‘Nasıl bunu yaptınız, nasıl infaz yaptınız’ resmen infaz bu. Bunu söylemek istiyorum. Yüzüme nasıl bakabilecekler. Hiç kim mi davranacaklar, yoksa kafalarını öne mi eğecekler. Bunu merak ediyorum; ama en ağır cezayı almalarını diliyorum ve bunun için uğraşacağız. Ne gerekiyorsa yapacağız. Tek isteğim ağır ceza alsınlar, hakları ağırlaştırılmış müebbet. Diğerleri, diğer hak edenler de en üst seviyeden alsın.”

Dava Dosyası ve Sanık Durum Tablosu

Sanıklar / İlgili İsimlerSoruşturmadaki Son Durum ve Tedbirler
Aleyna KalaycıoğluTutukluluk halinin devamına karar verildi, tahliye talebi reddedildi
Alaattin KadayıfçıoğluTutukluluk halinin devamına karar verildi, uyuşturucu itirafında bulundu
Zuhal KalaycıoğluEv hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiri mahkemece kaldırıldı
İzzet Yıldızhan45 gün cezaevinde kaldıktan sonra en mağdur kendisi olduğunu belirtti