İzmir Kültürpark Atlas Pavyonu sergileri, dört ayda 295 bin sanatseveri ağırlayarak şehre damgasını vurdu. Refik Anadol’un dijital başyapıtları ve Atatürk’ün izlerini taşıyan dev koleksiyon, yoğun talep üzerine uzatılan gösterim süresinin ardından görkemli bir veda yaptı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Folkart iş birliğiyle 94. İEF kapsamında kapılarını açan kültürel şölen sona erdi. 29 Ağustos’ta başlayan ve aslında Eylül sonunda bitmesi planlanan Atlas Pavyonu sergileri, İzmirlilerin yoğun ilgisi nedeniyle 21 Aralık tarihine kadar uzatılmıştı. Dört aylık süreçte adeta bir sanat koridoruna dönüşen pavyon, 220 okuldan gelen binlerce öğrenci dahil olmak üzere toplam 295 bin kişiye ev sahipliği yaptı.

Yapay Zeka ve Verinin Sanatla Dansı
Dünyaca ünlü medya sanatçısı Refik Anadol’un “Şifanın Algısı” ve dünyada ilk kez İzmir’de görücüye çıkan “Makine Rüyaları: Ege” eserleri, serginin teknolojik yüzünü oluşturdu. Sanatseverler, Ege Denizi’nin çevresel verilerinin dijital pigmentlere dönüştüğü büyüleyici bir atmosferde doğayla duyusal bağ kurdu.
Sergi kapsamında düzenlenen masterclass programına Refik Anadol’un çevrimiçi katılması, dijital sanat profesyonelleri ve akademisyenler için unutulmaz bir deneyim sundu. Şifanın Algısı eseri, ruh sağlığı verilerinden yola çıkarak empatiyi tetikleyen yapay zeka heykeliyle ziyaretçileri derin bir içsel yolculuğa çıkardı.

Atatürk’ün Özel Dünyasına Yolculuk
Pavyonun diğer kısmında ise “Ve Mavi Gözleri Çakmak Çakmaktı” başlığıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün liderlik ve özel yaşamına ışık tutan dev bir arşiv sergilendi. Küratörlüğünü Fahri Özdemir’in yaptığı sergide, 476 nadide eser ve 250’den fazla fotoğraf yer aldı.
Zübeyde Hanım’ın el yazması mektubundan Ata’nın kullandığı tansiyon aletine kadar pek çok kişisel obje, ziyaretçilere duygusal anlar yaşattı. Özellikle genç kuşakların yoğun ilgi gösterdiği bu bölüm, 1907’den 1938’e kadar olan süreci kronolojik bir titizlikle sundu.
İzmir Sanatla Nefes Aldı
Atlas Pavyonu’ndaki bu birliktelik, İzmir’in çağdaş sanat ve tarihsel mirasla ne kadar güçlü bir bağ kurduğunu bir kez daha kanıtladı. 21 Aralık itibarıyla kapılarını kapatan sergiler, arkasında yüz binlerce mutlu ziyaretçi ve İzmir’in sanat hafızasına kazınan derin izler bıraktı.

