Aliağa Gemi Söküm tesislerinin denize doğru genişletilmesine yönelik yeni ÇED süreci resmen başladı. Yıllardır çevre ve halk sağlığı tartışmalarının merkezinde yer alan proje için gözler 23 Haziran’da yapılacak halk katılım toplantısına çevrildi. İzmir’in en çok tartışılan sanayi bölgelerinden birinde alınacak karar, hem çevre örgütleri hem de bölge halkı tarafından yakından takip ediliyor.
Aliağa’da Tartışmalı Proje Yeniden Gündemde
İzmir’in Aliağa ilçesinde faaliyet gösteren Gemi Söküm Tesisleri için planlanan alan genişletme projesi yeniden gündeme geldi. Avrupa Birliğinin bile karşı olduğu gemi söküm tesisleri bir de genişleme aşamasında.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan duyuruyla birlikte, Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği’nin faaliyet alanını büyütmeye yönelik başvurusu için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci yeniden başlatıldı.
Projeyle birlikte mevcut faaliyet alanının kıyı kenar çizgisinin deniz tarafına doğru genişletilmesi planlanıyor.
Karar Öncesi Halkın Görüşü Alınacak
Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre proje kapsamında “Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılım Toplantısı” düzenlenecek.
Toplantı:
- Tarih: 23 Haziran 2026
- Saat: 11.00
- Yer: Aliağa Belediyesi Konferans Salonu ve Bahçesi
olarak açıklandı.
Toplantıda vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları proje hakkında görüş ve önerilerini doğrudan yetkililere iletebilecek.
Geçen Yıl Durdurulmuştu
Aslında aynı proje ilk kez gündeme gelmiyor.
Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği geçtiğimiz yıl da benzer bir alan genişletme talebinde bulunmuş ancak süreç ilerlemeden durdurulmuştu.
Yetkililer o dönemde gerekçe olarak bölgedeki imar planlarında yapılması planlanan revizyon çalışmalarını göstermişti.
Yeni başvuruyla birlikte süreç yeniden başlamış oldu.
Alan Genişleyecek Ama Kapasite Artmayacak İddiası
Proje tanıtım dosyasında dikkat çeken ayrıntılar yer aldı.
Dosyada yer alan bilgilere göre:
- Faaliyet alanı genişleyecek
- Deniz tarafındaki oluşan yeni kullanım alanları sisteme dahil edilecek
- Gemi söküm kapasitesinde ise herhangi bir artış olmayacak
ifadelerine yer verildi.
Yetkililer, yıllar içinde deniz akıntıları sonucu oluşan dolgu ve rüsubat alanlarının kullanıma açılmasının planlandığını belirtiyor.
Çevre Tartışmaları Yeniden Alevlenebilir
Aliağa Gemi Söküm Bölgesi uzun yıllardır çevresel etkileri nedeniyle kamuoyunda tartışılıyor.
Özellikle;
Hava Kirliliği
Gemilerden çıkan tehlikeli maddelerin çevreye etkisi sık sık gündeme geliyor.
Toprak ve Deniz Kirliliği
Bölgede yapılan çeşitli bilimsel araştırmalarda ağır metal ve endüstriyel atık kaynaklı kirlilik iddiaları raporlara yansımıştı.
İşçi Sağlığı
Gemi söküm faaliyetlerinde çalışan işçilerin maruz kaldığı riskler de yıllardır meslek örgütleri tarafından dile getiriliyor.
Bu nedenle yeni alan genişletme talebinin çevre örgütleri tarafından yakından takip edilmesi bekleniyor.
Bilimsel Raporlarda Dikkat Çeken Bulgular
Geçmiş yıllarda hazırlanan bazı bilimsel raporlar da Aliağa bölgesindeki çevresel riskleri gündeme taşımıştı.
Bunlar arasında:
- Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından hazırlanan “Aliağa Bölgesi Toprak ve Bitki Kirliliği Sonuç Raporu”
- TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nin hazırladığı “İzmir İli Aliağa İlçesi Çevre Durum Tespiti Projesi”
yer alıyor.
Söz konusu raporlarda bölgede çevresel baskı unsurlarına dikkat çekilmişti.
Sökülen Gemi Sayısında Düşüş Var
Proje dosyasında yer alan istatistikler sektörün son yıllardaki değişimini de ortaya koydu.
Verilere göre:
- 2012 yılında 281 gemi söküldü
- 2022 yılında sayı 86’ya düştü
- 2023 yılının ilk 10 ayında ise 45 gemi sökümü gerçekleştirildi
Bu rakamlar, bölgedeki faaliyet hacminde yıllar içerisinde önemli bir gerileme yaşandığını gösteriyor.
Gözler 23 Haziran’da
Yeni ÇED süreciyle birlikte Aliağa’da çevre, sanayi ve ekonomik faaliyetler arasındaki denge yeniden tartışılacak.
Bir yanda sektör temsilcileri faaliyet alanının genişletilmesini savunurken, diğer yanda çevre örgütleri ve bazı meslek kuruluşları bölgenin taşıdığı çevresel yükün daha da artabileceğini dile getiriyor.
23 Haziran’da yapılacak halk katılım toplantısının, projenin geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olması bekleniyor.

