Huzurevi Ölüm Davası, İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde yaşanan ve yıllardır süren hukuk mücadelesinde yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Banyodan sonra vücudunda ciddi yanık benzeri lezyonlar oluşan 86 yaşındaki Fatma Uraz’ın ölümüne ilişkin davada, doktor hakkında verilen 21 bin 200 liralık para cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkemenin tespitleri ve Adli Tıp raporları dosyadaki ihmaller zincirini yeniden gündeme taşıdı.
Güzelbahçe’de başlayan olay yıllar sonra yeniden gündemde
İzmir’in Güzelbahçe ilçesindeki özel bir yaşlı bakım merkezinde yaşanan olay, Türkiye’nin en çok tartışılan huzurevi davalarından biri haline geldi.
16 Eylül 2018 tarihinde bakım merkezinde kalan 86 yaşındaki Fatma Uraz’a banyo yaptırıldığı sırada talihsiz bir olay yaşandı. İddialara göre banyo sonrasında yaşlı kadının vücudunda ciddi kızarıklıklar ve deri soyulmaları meydana geldi.
İlk müdahaleyi bakım merkezi çalışanları yaptı. Ancak olayın boyutu daha sonra ortaya çıktı.
Yakınları durumu fark etti, hastaneye kaldırıldı
Fatma Uraz’ın yakınları, yaşlı kadının vücudundaki yaraları fark ettikten sonra duruma müdahale etti.
Hastaneye kaldırılan Uraz’ın sağlık durumu kısa sürede ağırlaştı.
Tedavi altına alınan yaşlı kadın, olaydan beş gün sonra 21 Eylül 2018 tarihinde yaşamını yitirdi.
Bu gelişmenin ardından aile, bakım merkezi çalışanları hakkında suç duyurusunda bulundu.
İlk davada çalışanlara hapis cezası verilmişti
Olay sonrası başlatılan soruşturma kapsamında bakım merkezi çalışanları hakkında dava açıldı.
Mahkeme sürecinde;
- Tuğçe A. asli kusurlu,
- Nesrin Ö. ise tali kusurlu
olarak değerlendirildi.
Yargılama sonunda sanıklara “Taksirle ölüme neden olma” suçundan hapis cezaları verildi.
İstinaf sürecinin ardından verilen cezalar kesinleşti.
Ancak dosya burada kapanmadı.
Ailenin itirazı yeni bir davanın önünü açtı
Fatma Uraz’ın ailesi ve avukatları, olayda yalnızca bakım personelinin değil, kurum doktorunun da sorumluluğu bulunduğunu savundu.
Yapılan itirazlar sonrasında huzurevinde görev yapan doktor Naciye S. hakkında da ayrı bir dava açıldı.
İzmir 58. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada doktor hakkında “Taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla yargılama yapıldı.
Mahkeme doktoru kusurlu buldu
Mahkeme, doktor Naciye S.’ye önce 3 yıl 6 ay hapis cezası verdi.
Daha sonra yapılan yasal indirimlerle ceza 2 yıl 11 aya düşürüldü.
Ancak sanığın;
- Kişiliği,
- Sosyal durumu,
- Ekonomik koşulları,
- Yargılama sürecindeki tutumu
dikkate alınarak hapis cezası adli para cezasına çevrildi.
Böylece doktor hakkında toplam 21 bin 200 lira para cezası verilmesine karar verildi.
Mahkeme ayrıca bu tutarın 6 eşit taksitte ödenmesine hükmetti.
Gerekçeli karar ihmalleri tek tek sıraladı
Kararın ardından açıklanan gerekçeli metin ise dikkat çekici detaylar içerdi.
Mahkemeye göre doktor Naciye S., olay günü hemşire tarafından bilgilendirildi.
Dosyada yer alan bilgilere göre:
- Fatma Uraz’ın cilt lezyonlarının fotoğrafları doktora gönderildi.
- Hemşire tarafından telefonla arandı.
- Hastanın durumu hakkında bilgi verildi.
Ancak mahkeme, tüm bu bilgilere rağmen doktorun gerekli müdahaleyi yapmadığını belirtti.
“Hastayı görmeye gitmedi”
Gerekçeli kararda en dikkat çekici bölüm ise doktorun olay sonrası tutumuna ilişkin oldu.
Mahkeme;
- Doktorun hastayı yerinde muayene etmediğini,
- Sağlık kuruluşuna sevk edilmesini sağlamadığını,
- Tetkik istemediğini,
- Tedavi sürecini başlatmadığını
vurguladı.
Kararda ayrıca doktorun hastanın kronik sağlık sorunlarını bildiği halde gerekli özeni göstermediği ifade edildi.
Adli Tıp raporu kritik rol oynadı
Dosyada yer alan Adli Tıp Kurumu raporu da mahkeme kararında belirleyici oldu.
Raporda, doktorun ihmali ile Fatma Uraz’ın ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu belirtildi.
Mahkeme bu değerlendirmeyi dikkate alarak doktorun kusurlu olduğuna hükmetti.
Kararda ayrıca, doktorun mesleki tecrübesi nedeniyle ortaya çıkabilecek sonuçları öngörmesi gerektiği ancak gerekli önlemleri almadığı ifade edildi.
Karar yeniden yargıya taşındı
Verilen para cezası kararı ise aileyi tatmin etmedi.
Fatma Uraz’ın avukatı Bülent Güvençalan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatlarının karara itiraz ettiği öğrenildi.
Dosya yeniden istinaf mahkemesinin önüne taşındı.
Önümüzdeki süreçte üst mahkemenin vereceği karar, hem bu dava hem de bakım merkezlerinde yaşanan benzer olaylar açısından emsal niteliği taşıyabilecek.
Kamuoyunda yeni tartışma başladı
Özellikle yaşlı bakım merkezlerinde görev yapan sağlık personelinin sorumlulukları, karar sonrası yeniden tartışma konusu oldu.
Bir yanda mahkemenin tespit ettiği ihmaller zinciri, diğer yanda ölümle sonuçlanan bir olayda verilen para cezasının yeterliliği kamuoyunda farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu.
Gözler şimdi istinaf mahkemesinin vereceği yeni kararda. (DHA)

