Gümüldür, Menderes Belediyesi sınırları içinde yer alan o dünyaca ünlü turizm cenneti, vizyonsuz yönetim ve idari boşluklar sebebiyle adeta “Küçük Hindistan” sokaklarına döndü. Kaldırımları yutan gözlemecilerden, tuvaleti bile olmayan seyyar gıda tezgahlarına ve otoparkları peşkeş çeken rant çarkına kadar beldede tam bir kaos yaşanıyor. Yerli ve yabancı turistleri isyan ettiren, faturası ise yine vatandaşa kesilen o trajikomik rezaletin tüm detayları aşağıda yer alıyor.
Ege’nin Gözbebeğinde Kaosun Resmi: Gümüldür Mü, Mumbai Mi?
İzmir turizminin parlayan yıldızı, mandalina kokulu muazzam sahiliyle bilinen Gümüldür, son dönemde Menderes Belediyesi’nin üstün(!) gayretleri ve sıfır denetim anlayışı sayesinde tam bir “Küçük Hindistan” simülasyonuna dönüştü. Sokakların pislikten geçilmediği, kaldırımların ise adeta açık hava pazarından farksız olduğu beldede yerli halk ve dürüst esnaf sinir krizinin eşiğinde.
Hizmet götürme konusunda binlerce personeli olmasına rağmen Gümüldür’ü adeta kendi kaderine terk eden belediye, bazı uyanıkların cebini doldurduğu devasa bir rant kapısının da önünü açmış durumda. Beldede yürümek, nefes almak veya araba park etmek artık sadece üstün yetenekli insanların başarabileceği bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü.

Kaldırımları Unutun: Adım Başı Bir Takıcı, Gözlemeci Ve Kaçak Kat!
Gümüldür sokaklarında seyahat etmek istiyorsanız, bir ninja gibi esnek ve çevik olmak zorundasınız. Çünkü kaldırım işgalleri öyle bir raddeye ulaştı ki, yaya yolunda medenice yürümek artık tamamen imkansız bir hal aldı.
- Engelli Parkuru Gibi: Kaldırımda bir adım atıyorsunuz karşınıza dondurmacı, ikinci adımda takıcı, üçüncüsünde ise kalıcı yapılarla yolu kapatan kafeler çıkıyor.
- Oteller Keyfine Göre: Bazı lüks oteller hızını alamayıp devletin resmi sokağını kendi keyiflerine göre dubalarla kapatıp “özel mülk” ilan ediyor.
- Kaçak Cenneti: Beldenin dört bir yanı mantar gibi türeyen kaçak katlar ve derme çatma kaçak dükkanlarla tam bir imar katliamına sahne oluyor.

Sokağa masa atmak yetmemiş!
Bir işletme sokağa masa atması kesmemiş sokağın bir kısmınıda dükkanına dahil etmiş!

Otopark olmuş kafe cenneti, Ne Tuvalet Var Ne Lavabo: Elektrik Bile Vatandaşın Sayacından!
Rezaletin en trajikomik ve “pes artık” dedirten boyutu ise belediyenin resmi imar planında “otopark” olarak görünen alanın ticari pazara dönüştürülmesi oldu. Kanunen otopark olması gereken bu devasa alan, belediye tarafından bir şahsa kiralanmış durumda.
İşin asıl eğlenceli(!) kısmı ise burayı kiralayan şahsın burayı işletmeyip, belediyeden aldığı fiyatın tam 3-4 katına başkalarına alt kiracı olarak peşkeş çekmesi. Ortaya çıkan muazzam kamu zararı bir yana, bu otopark alanına konuşlanan midyeci, dondurmacı ve kahveci esnafının ne ellerini yıkayacak bir lavabosu var ne de bir tuvaleti! Hijyen belgesinin ve denetimin uğramadığı bu seyyar mutfaklarda yarın bir gün turistin biri zehirlense hesabı kimin vereceği bilinmiyor. Üstelik bu uyanıkların harcadığı elektriğin de belediye sayacından, yani doğrudan Menderes halkının cebinden çıktığı iddia ediliyor.
Vergi mi? oda ne ki!
İmarlı dükkanlarda iş yapan esnaf her ay binlerce lira vergi verirken bu seyyar veya derme çatma yapılarda iş yapan kişiler ne vergiden haberdar nede hijyenden.

Dürüst Esnafa Ceza Yağmuru, Seyyar Rantçılara Selam Duruşu!
Gümüldür’ün yerli halkı ve günübirlik gelen tatilciler araçlarını park edecek tek bir boş yer bulamazken, otoparkı parselleyenlerin keyfi yerinde. İşin acıtan kısmı ise vergisini ödeyen, sigortalı personel çalıştıran, dükkan kirasıyla boğuşan yasal Gümüldür esnafına belediye ekiplerince adeta kan kusturulup nefes aldırılmazken; hijyensiz satış yapan seyyar tezgah sahiplerine kimsenin “Dokunmayın ağalara” kıvamında yaklaşması. Menderes Belediyesi’nin bu Küçük Hindistan kurgusuna ne zaman son vereceği ve Gümüldür’ü ne zaman temizleyeceği ise İzmir kulislerinde büyük bir mizah konusu olmaya devam ediyor.

DİPNOT: Gümüldür dosyasının daha çarpıcı olayları kaçak yapılar, büyük bir otelin yaptığı usulsüzlükler hepsi yakında

