Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Zübeyde Hanım Huzurevi’nde Babalar Günü: Gözyaşları ve nasihatler bir aradaydı

Zübeyde Hanım Huzurevi’nde Babalar Günü duygusal anlara sahne oldu. Büyüklerden gençlere anlamlı mesajlar geldi.

Zübeyde Hanım Huzurevi'nde Babalar Günü duygusal anlara sahne oldu. Büyüklerden

Zübeyde Hanım Huzurevi Babalar Günü etkinliğinde duygu dolu anlar yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki huzurevinde bir araya gelen büyükler, “Babam ve Oğlum” filmini izleyerek hem geçmişe yolculuk yaptı hem de genç kuşaklara unutulmayacak hayat dersleri verdi. Gözyaşlarının, tebessümlerin ve özlemlerin iç içe geçtiği etkinlikte, babalığın anlamı yeniden hatırlandı.

Zübeyde Hanım Huzurevi Babalar Günü

Babalar Günü’nde duygu yüklü buluşma

İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında, Buca Sosyal Yaşam Kampüsü içerisinde hizmet veren Zübeyde Hanım Huzurevi’nde Babalar Günü bu yıl da anlamlı bir etkinlikle kutlandı. Huzurevi sakinleri, Türk sinemasının unutulmaz yapımları arasında yer alan Çağan Irmak imzalı “Babam ve Oğlum” filmini birlikte izledi.

Film boyunca kimi zaman gözyaşları döküldü, kimi zaman kahkahalar yükseldi. Ancak en çok da anılar konuştu.

Yılların biriktirdiği deneyimler, özlemler ve hayat dersleri, Babalar Günü vesilesiyle genç kuşaklara aktarıldı.

“Hepsinin gözlerinden öpüyorum”

Huzurevi sakinlerinden Şevket Öztürk, babalığın büyük sorumluluk taşıyan kutsal bir görev olduğunu vurguladı.

Öztürk, gençlere seslenerek şunları söyledi:

“Babalarımızı kaybettik, şimdi çocuklarımız ve torunlarımız var. Çocukları topluma faydalı bireyler olarak yetiştirmek çok önemli. Gençlerimizin kendi ülkelerinde mutlu yaşamasını istiyorum. Annesine, babasına, ülkesine, demokrasiye ve insan haklarına saygılı nesiller yetişmesini diliyorum. Hepsinin gözlerinden öpüyorum.”

Öztürk, tüm babaların Babalar Günü’nü kutladı.

“Baba gibi babaların günü kutlu olsun”

Emekli öğretmen Turgut Temur ise babalığın yalnızca biyolojik bir bağ olmadığını ifade etti.

Temur, şu sözlerle duygularını paylaştı:

“Baba olmak sadece çocuk sahibi olmak değildir. Gerçek baba olmak; evladının acısını kendi acısından daha fazla hissedebilmektir. Çocuklar, babalarından ne görürlerse onu uygularlar. Topluma iyi insanlar yetiştirmek gerekir.”

Temur, “Bütün babaların, özellikle de baba gibi babaların günü kutlu olsun” diyerek sözlerini tamamladı.

“Babalarınızın kıymetini bilin”

Huzurevi sakinlerinden Niyazi Kül, kurum çalışanlarıyla kurdukları bağı aile ilişkisine benzetti.

Gençlere çağrıda bulunan Kül şunları söyledi:

“Toplumumuz daha güçlü bağları hak ediyor. Tüm babaların sağlık ve huzur içinde bir Babalar Günü geçirmesini diliyorum. Gençlere de sesleniyorum; babalarınızın kıymetini bilin.”

“Evlat babaya, baba da evlada muhtaçtır”

Yılların getirdiği tecrübeyle konuşan Sami Güler ise huzurevindeki yaşamdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Güler, şu ifadeleri kullandı:

“Burada huzurluyuz. Yaşantımız güzel. Evlat babaya, baba da evlada muhtaçtır. Babalar Günü’nü sevinçle geçiriyoruz.”

Bu sözler, salonda bulunanların büyük bölümünü duygulandırdı.

Kuşak çatışmasına farklı bakış

Etkinliğe katılan Ali Olpak ise Rus yazar İvan Turgenyev’in klasikleşmiş eseri “Babalar ve Oğullar” üzerinden kuşak ilişkilerine dikkat çekti.

Olpak, değişen dünyaya ayak uydurmanın önemini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Kuşak çatışması bitmez. Ancak gençlere güvenmek gerekiyor. Kendimiz gibi olmalarını beklemenin bir anlamı yok.”

Bu değerlendirme, farklı nesiller arasındaki anlayış ve empati ihtiyacını bir kez daha ortaya koydu.

“Babalık güzel bir duygu”

Huzurevi sakinlerinden Mehmet Cengiz, babalığın hayatın en özel duygularından biri olduğunu söyledi.

“Allah kimseye evlat acısı vermesin. Buradaki çalışanlar da bizim evlatlarımız gibi. Babanın kötü huyu varsa evlat ona benzemesin; iyi ve dürüst özelliklerini örnek alsın.”

Ali Durhan ise günümüz gençlerinin zorluklarına dikkat çekerek, “Gençlerin Allah yardımcısı olsun. Baba olmak çok güzel bir duygu” ifadelerini kullandı.

Hüseyin İpçi de huzurevinde gördükleri ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek, tüm babaların Babalar Günü’nü kutladı.

Bir filmden daha fazlası

Babam ve Oğlum filmi eşliğinde gerçekleşen etkinlik, yalnızca bir sinema gösterimi olmanın ötesine geçti.

Babaların fedakârlıkları, evlat özlemleri, geçmişten bugüne taşınan değerler ve hayat tecrübeleri aynı salonda buluştu.

Zübeyde Hanım Huzurevi’nde kutlanan Babalar Günü, yaş almış bireylerin yalnızca anılarıyla değil; bilgelikleri, sevgileri ve gelecek kuşaklara bıraktıkları mesajlarla da topluma ışık tuttu.

Bir kez daha görüldü ki; babalık yalnızca bir unvan değil, ömür boyu taşınan bir sorumluluk, sevgi ve emek yolculuğu.