İktidar partisi AK Parti kulislerinde son dönemde yüksek sesle konuşulan “kopuş ve çözülme” iddiaları, parti tabanında ve meclis grubunda derin bir huzursuzluğun yaşandığını ortaya koydu. Parti içi aidiyet duygusunun giderek zayıflaması ve karar alma mekanizmalarına katılımın neredeyse durma noktasına gelmesi sebebiyle, milletvekillerinin hem parti içi resmi toplantılara hem de TBMM Genel Kurulu çalışmalarına olan ilgisinin tarihin en düşük seviyelerine gerilediği öne sürüldü.
“100 Kişilik MKYK Toplantıları Konferans Tadında Yapılıyor”
Nefes yazarı Nuray Babacan, AK Parti’nin kurumsal yapısında ve karar verme mekanizmalarında yaşanan ciddi tıkanıklığı kaleme alarak çarpıcı detaylar paylaştı. Partinin yönetim kademelerindeki en önemli istişare organı olan MKYK toplantılarının bile artık işlevini yitirdiğini savunan iddialar şu şekilde sıralandı:
- Parti toplantılarında ülkenin gerçek gündemine dair kritik konular konuşulmuyor; zamanın tamamı uzun sunumlar ve gereksiz çalışmalarla dolduruluyor.
- Müzakere kültürünün ve karşılıklı görüş alışverişinin yapılması gereken MKYK toplantıları, salonlarda adeta 100 kişilik birer “konferans” havasında geçiyor.
- Vatandaşların acil çözüm bekleyen talepleri, yapılması planlanan yasal düzenlemeler ya da bakanlıkların tartışmalı kararları meclis gruplarında masaya yatırılmıyor.
- Parti yöneticileri ve milletvekilleri toplantılara sadece birer “dinleyici” olarak girip çıkıyor; herhangi bir muhataplık ilişkisi kurulamıyor.
Aidiyet Duygusu Kayboldu, İttifak Ortağı Sorumluluk Almıyor
Milletvekillerinin meclis çalışmalarına yönelik ısrarlı devamsızlığını grup psikolojisi açısından değerlendiren partililer, vekillerin süreçlerin tamamen dışına itildiğini belirtiyor. Vekillerin; kararları etkileme, uzmanlık alanlarını komisyonlarda gösterme ve yasama süreçlerinden somut sonuç alma gibi aşamaların dışında bırakıldığı için meclise uğramadığı ifade ediliyor.
Eskiden kulislerde yapılan uzun ve samimi dostluk sohbetlerinin yerini bir yabancılaşmaya bıraktığı belirtilirken, grup yönetiminin de vekillerle köprü kuracak mekanizmaları işletemediği vurgulanıyor. TBMM Genel Kurulu’nu çalıştırmak için gereken çoğunluk yükünün tamamen AK Parti’nin omuzlarında olduğu hatırlatılırken, Cumhur İttifakı’nın küçük ortağının bu konuda hiçbir sorumluluk almadığı, AK Parti yönetiminin ise aylardan beri vekilleri salona getirmekte çaresiz kaldığı aktarılıyor.
“Herkesin ağzında kekremsi bir tat var. Sistem işlemiyor… Eskiden milletvekilleri çalışmalara dostluk ahbaplık için, birbirlerini görmek için katılırlardı. Ancak vekiller o duygudan çok uzak. Kimse kimseyi birbirine yakın hissetmiyor.”
TBMM Genel Kurulu Tüm Zamanların En Kötü Döneminde
Kulislerden sızan verimsizlik iddiaları, meclis istatistiklerine de doğrudan yansımış durumda. TBMM Genel Kurulu’nun çalışma temposunun tüm zamanların en kötü verilerine sahip olduğu; saatler süren mesailere rağmen haftada sadece 5 yasa maddesinin kabul edilebildiği bildirildi. Muhalefetin Genel Kurul salonunda bir günde tam 12 kez yoklama istemesine karşın, bu hamleleri savuşturacak ve çoğunluğu sağlayacak sayıda AK Partili milletvekilinin asla salonda bulunmadığı da iddialar arasında yer aldı.

