Kemalpaşa Belediyesinde müdür atamaları tartışması İzmir siyasetinin gündemine oturdu. Kemalpaşa Belediyesi’nde bazı memurların görevde yükselme sınavına girmeden müdür kadrosuna geçirildiği iddiası meclis kürsüsünden taşarken, Sayıştay kararları yeniden gündeme geldi. Muhalefetin “hülle yöntemi” olarak tanımladığı uygulama, önümüzdeki süreçte hem siyasi hem de hukuki tartışmaları büyütecek gibi görünüyor.
Kemalpaşa Belediyesi’nde Tartışma Yaratan Atama İddiası
İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde belediye bürokrasisine ilişkin ortaya atılan iddialar, yerel siyasette tansiyonu yükseltti. Belediye bünyesinde görev yapan bazı memurların, normal şartlarda zorunlu olan Görevde Yükselme Sınavı’na girmeden müdür kadrolarına getirildiği öne sürüldü.
İddialara göre süreç, mevzuattaki istisnai hükümler kullanılarak yürütülüyor. Bu yöntem kapsamında belirli memurlar önce belediye başkan yardımcılığı görevine atanıyor, ardından belirli bir süre sonunda bu görevden alınarak doğrudan müdür kadrolarına geçiriliyor.
Muhalefet ise bu uygulamanın yasal boşluklardan faydalanılarak gerçekleştirildiğini savunuyor.
“Önce Başkan Yardımcısı, Sonra Müdür”
Belediye kulislerinde konuşulan iddialara göre sistem şu şekilde işliyor:
- Müdür yapılması planlanan memur belirleniyor.
- İlgili personel doğrudan belediye başkan yardımcılığı görevine atanıyor.
- Mevzuatta belirtilen süre boyunca bu görev sürdürülüyor.
- Daha sonra görevden alınan isim, sınav şartı aranmaksızın müdür kadrosuna geçiriliyor.
- Kazanılan müdürlük unvanı kalıcı hale geliyor.
İddiaların merkezinde yer alan bu yöntemin son dönemde birçok birimde uygulandığı öne sürülüyor.
MHP’li Meclis Üyesinden Sert Çıkış
Konuyu belediye meclisinde gündeme taşıyan MHP’li Meclis Üyesi Canip Han, uygulamanın istisnai bir hakkın rutin hale dönüştürülmesi anlamına geldiğini savundu.
Han, belediye bünyesinde Kültür Müdürlüğü dahil olmak üzere en az 5-6 birimde benzer uygulamanın gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
İddialara göre meclis görüşmelerinde Başkan Mehmet Türkmen’in, vekâleten yürütülen müdürlüklerle çalışmak istemediğini ve ilgili personelleri kadrolu müdür yapmak istediğini ifade ettiği aktarıldı.
Bu açıklamalar sonrasında tartışmalar daha da büyüdü.
Sayıştay Kararları Yeniden Gündemde
Tartışmanın en dikkat çekici boyutunu ise Sayıştay’ın geçmiş yıllarda verdiği kararlar oluşturuyor.
Kamu kurumlarında görevde yükselme sisteminin temel amacı, liyakat ve kariyer esaslarını korumak olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle görevde yükselme sınavlarının devre dışı bırakılması veya dolaylı yöntemlerle aşılması, denetim raporlarında sık sık eleştiriliyor.
Uzmanlara göre Sayıştay;
- Görevde yükselme sınavının baypas edilmesini,
- İstisnai kadroların amaç dışı kullanılmasını,
- Müdürlük unvanlarının sınavsız şekilde verilmesini,
kamu personel rejiminin temel ilkelerine aykırı olarak değerlendiriyor.
Bu nedenle benzer uygulamalarda kamu zararı tespitleri ve çeşitli yaptırımların gündeme geldiği biliniyor.
Belediyeyi Nasıl Bir Süreç Bekliyor?
Yerel yönetim uzmanlarına göre söz konusu iddiaların denetim raporlarına yansıması halinde Kemalpaşa Belediyesi için yeni bir süreç başlayabilir.
Olası bir inceleme kapsamında;
- Atama süreçleri,
- Personel görevlendirmeleri,
- Müdürlük kadrolarına geçiş işlemleri,
- Ödenen maaş ve özlük hakları,
ayrıntılı şekilde incelenebilir.
Özellikle Sayıştay’ın son yıllardaki denetim yaklaşımı dikkate alındığında, görevde yükselme sisteminin dışına çıkan uygulamaların mercek altına alınabileceği değerlendiriliyor.
Gözler Kemalpaşa Belediyesi’nde
Kemalpaşa Belediyesi’ndeki atama tartışması yalnızca yerel siyasetin değil, kamu yönetimi ve liyakat tartışmalarının da yeni başlıklarından biri haline geldi.
Muhalefet cephesi uygulamanın kamu vicdanını zedelediğini savunurken, belediye yönetiminin önümüzdeki günlerde konuya ilişkin kapsamlı bir açıklama yapıp yapmayacağı merak konusu oldu.
İzmir siyasetinde yankı uyandıran bu iddiaların, olası denetim süreçleri ve yeni açıklamalarla birlikte daha uzun süre gündemde kalması bekleniyor.

