İş Kazaları verileri Türkiye’de çalışma hayatının kanayan yarası olmaya devam ederken, 2025 yılı bilançosu adeta bir savaş meydanını andırıyor. TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, “Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü”nde acı tabloyu gözler önüne sererek, her kaybın bir ihmal sonucu olduğunu haykırdı; işte o sarsıcı raporun detayları!
Sahada Kan Kaybı Durmuyor: 2105 Can Gitti!
Türkiye’de işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSİG) alanı, her geçen gün daha karanlık bir tabloya sürükleniyor. 28 Nisan “Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü” kapsamında açıklanan verilere göre, 2025 yılında en az 2105 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Alınan önlemlerin yetersizliği ve denetim mekanizmalarının işlemez hale gelmesi, iş yerlerini birer “risk yuvasına” dönüştürmüş durumda.
Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nden gelen sert açıklamada, 2026 yılı verilerinin de bu feci eğilimin devam ettiğini gösterdiği vurgulandı. “Sağlıklı ve güvenli çalışma ortamı bir haktır” diyen uzmanlar, bu hakkın ihlal edilmesinin sadece yasal bir eksiklik değil, toplumsal bir suç olduğunu belirtiyor.
Yüksek Riskli Sektörlerde Ölüm Teğet Geçmiyor
Özellikle inşaat, maden, tarım ve taşımacılık gibi lokomotif sektörler, iş kazalarının en yoğun yaşandığı alanlar olarak öne çıkıyor. Bu sektörlerde yaşanan kayıpların çoğunun “önlenebilir” nedenlere dayanması ise ihmalin boyutlarını kanıtlıyor.
Tabloyu Değiştirecek Kritik Adımlar:
- Etkin Denetim: Kağıt üzerinde kalan değil, sahaya inen ve caydırıcı olan bir denetim şart.
- Nitelikli Eğitim: İş güvenliği eğitimlerinin “dostlar alışverişte görsün” mantığından çıkarılması gerekiyor.
- Güvenlik Kültürü: İş yerlerinde kar hırsının değil, insan yaşamının merkezde olduğu bir kültürün inşası kaçınılmaz.
Çocuk İşçiler ve Kırılgan Gruplar Tehlikede!
Çocuk işçiliği, 21. yüzyıl Türkiye’sinde hâlâ en büyük utanç kaynaklarından biri olarak karşımızda duruyor. Çocukların eğitimden koparılarak ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılmasına sert tepki gösteren MMO İzmir Şubesi, kadınlar ve göçmen çalışanların da “kırılgan gruplar” olarak özel bir koruma kalkanına ihtiyaç duyduğunu hatırlattı.
Kayıt dışı istihdam ve taşeronlaşma sistemi ise iş güvenliği uygulamalarını tamamen devre dışı bırakıyor. Güvencesiz çalışma biçimleri, işçilerin hem yasal haklarını gasp ediyor hem de onları her an bir “kaza” süsü verilmiş cinayetin kurbanı haline getiriyor.
Kamucu ve Bağımsız Denetim Şart!
TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, çözümün ancak “kamucu” bir perspektifle mümkün olacağını savunuyor. İşçi sağlığının ticari bir alan değil, kamusal bir hizmet olarak görülmesi gerektiği vurgulanıyor.
Çözüm İçin Acil Eylem Planı:
- İSİG profesyonellerinin (iş güvenliği uzmanları, iş yeri hekimleri) mesleki bağımsızlığı ve etkinliği güçlendirilmelidir.
- Farkındalık çalışmaları toplumun her kesimine yaygınlaştırılmalıdır.
- Kayıt dışı ve güvencesiz çalışma biçimlerine karşı sıfır tolerans politikası izlenmelidir.
- Bilimsel ve teknik bilgiye dayalı, önleyici yaklaşım esas alınmalıdır.
MMO İzmir Şubesi’nin mesajı net: “İnsan hayatı her türlü ekonomik kaygının üzerindedir.” Her kayıp bir ihmalin, her ihmal ise bir tercihin sonucudur. Çözüm mümkün ancak bu tabloyu değiştirmek için güçlü bir siyasi irade ve kamusal sorumluluk şart!

