Urla tarım arazileri tartışması 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali lansmanında adeta patlak verirken, Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan’dan kamu kurumlarına karşı zehir zemberek açıklamalar geldi. Bakanlığın “boş arazileri kiralama” hamlesini destekleyen ancak İYTE’nin binlerce dönüm toprağı 30 yıldır boş tutarak tarıma geçit vermediğini iddia eden Uslucan’ın gündemi sarsan o çıkışının detayları aşağıda!
Urla’nın Kalbinde Toprak İsyanı: “Betona Yeniliyoruz!”
İzmir’in gözbebeği Urla’da bu yıl 12. kez düzenlenecek olan Uluslararası Urla Enginar Festivali öncesi düzenlenen basın lansmanı, festival coşkusundan çok tarım arazileri üzerinden yükselen sert bir eleştiriye sahne oldu. Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, mikrofon başına geçtiğinde sadece festivali değil, ilçenin kanayan yarası haline gelen atıl durumdaki kamu arazilerini de gündeme taşıdı.
Uslucan’ın hedefinde ise İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi (İYTE) vardı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın şahıslara ait boş arazileri üretime kazandırmak için başlattığı kiralama hamlesini hatırlatan Uslucan, aynı hassasiyetin kamu kurumları tarafından gösterilmemesine isyan etti. “Vatandaşı zorlayan sistem, neden kamu arazilerini görmezden geliyor?” sorusu lansmana damga vurdu.
“İYTE Arazileri 30 Yıldır Atıl, Vermiyorlar!”
Başkan Muharrem Uslucan, Urla’daki üretim potansiyelinin önündeki en büyük engellerden birinin kamu kurumlarının tutumu olduğunu iddia etti. İYTE sınırları içerisinde yer alan tarıma elverişli alanların on yıllardır boş yattığını belirten Uslucan, bu toprakların üretime kazandırılması için çalmadık kapı bırakmadıklarını ancak her seferinde “ret” yanıtı aldıklarını dile getirdi.
“İYTE’de bunun örnekleri var, tam 30 senedir o araziler boş!” diyen Uslucan, tarımın betona kurban edildiği bir dönemde bu lüksün kabul edilemez olduğunu savundu. Urla’da yükselen villaların tarım arazilerini yuttuğunu hatırlatan Başkan, kamu kuruluşlarının bu hazırlık sürecinde üreticiye kapılarını sonuna kadar açması gerektiğini vurguladı.
Sebze Yerine Villa Diyoruz: Urla Tarımı Nereye Gidiyor?
Urla’nın dünyaca ünlü mikrokliması ve bereketli topraklarının “beton lobisine” karşı verdiği savaşta yalnız bırakıldığını savunan Uslucan, çarpıcı bir kıyaslama yaptı. Arazilerin üzerine sebze ve meyve dikilmesi gereken dönemde her yerde villaların yükseldiğine dikkat çeken Uslucan, eldeki son kaleler olan kamu arazilerinin korunmasının hayati önem taşıdığını belirtti.
Bakanlığın boş tarım arazilerini işlemek için kiralama kararı almasının mal sahiplerini bir nebze sıkıntıya soktuğunu ifade eden Uslucan, adaletin tam sağlanması için şu çağrıyı yaptı:
- Kamu Arazileri Tarıma Açılsın: Sadece şahıs arazileri değil, üniversite ve diğer kurum arazileri de kiraya verilsin.
- Üretici Desteklensin: Yerli üretici, ekim yapacak alan bulamadığı için Urla’dan göç etmek zorunda kalmasın.
- Betonlaşmaya Dur Denilsin: Tarım alanları villalara değil, enginar bahçelerine ayrılsın.
Şifalı Simge: Enginar Sadece Yemek Değil, Mirastır!
Tartışmaların odağındaki lansman, 1-3 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek festivalin önemine de ışık tuttu. Uslucan, enginarın Urla için sadece bir sebze olmadığını, aynı zamanda sürdürülebilir tarımın ve yerel kalkınmanın en güçlü temsilcisi olduğunu hatırlattı. “Bu topraklarda yetişen enginar, yapraklarında üreticimizin alın terini, lezzetinde ise Urla’nın rüzgarını saklar” diyen Uslucan, bu mirası korumak için mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
Urla Ziraat Odası olarak bu değerli mirası gelecek nesillere aktarmak adına var güçleriyle çalıştıklarını belirten Uslucan, festivalin bu yıl her zamankinden daha kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Üreticinin hakkını savunmak ve toprağı korumak adına yapılan bu sert çıkışın, 1 Mayıs’ta başlayacak festivalde nasıl yankı bulacağı ise merak konusu.

