İzmir ve Manisa Büyükşehir Belediyeleri tarafından ortaklaşa hazırlanan bilimsel rapor, Gediz Havzası’ndaki kirliliğin kritik bir eşiğe ulaştığını ortaya koydu. İZSU ve MASKİ’nin 59 farklı noktadan aldığı numunelerle hazırlanan Ocak ve Şubat 2026 raporları; kirliliğin sadece İzmir Körfezi’ni değil, bölge tarımını ve geri dönüşü imkansız olan yeraltı su kaynaklarını tehdit ettiğini gösteriyor.
Su Kalitesi “III. Sınıf” Seviyesine Geriledi
401 kilometrelik hat boyunca sanayi, evsel ve tarımsal atıkların baskısı altında kalan Gediz Nehri’nde su kalitesi birçok noktada alarm veriyor. Raporda öne çıkan teknik veriler şu şekilde:
Azot ve Fosfor: Tüm örnekleme noktalarında sınır değerlerin üzerinde tespit edildi.
Su Sınıfı: Su kalitesi, tarımsal ve endüstriyel baskılar nedeniyle III. sınıf (orta kirlenmiş) olarak sınıflandırıldı.
Ağır Metaller: Tüm örneklerde bromür, alüminyum, demir ve bakır değerleri çevresel kalite sınırlarının üzerinde ölçüldü.
Tarım ve Hayvancılık Büyük Risk Altında
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, kirliliğin Menemen ve Foça gibi önemli tarım alanlarındaki etkilerine dikkat çekti. Kurucu, kirlenmiş suyun artık ne içme suyu ne de hayvan sulama suyu olarak kullanılamayacağını belirtti.
“Gediz’den sulama yapılamıyor; Menemen Ovası’ndaki çiftçiler verim kaybı ve toprakta bozulma şikayetlerini dile getiriyor. Organik kirleticiler ve ağır metaller toprakta birikim yaparken, özellikle yaprağı yenen bitkilere doğrudan bulaşabiliyor.”
Yeraltı Suları İçin “Bıçak Kemiğe Dayandı”
Uzmanlar, nehrin kirli suyun aktığı bir “kanala” dönüşme riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarıyor. En büyük tehlikenin ise yeraltı sularına karışan nitrat ve ağır metaller olduğu vurgulanıyor. Nehir yatağındaki kirlilik birkaç yıl içinde temizlenebilse de yeraltı sularındaki kirliliğin geri döndürülmesinin mümkün olmadığı ifade ediliyor.
Çözüm İçin Acil Eylem Çağrısı
Raporda kirliliğin önlenmesi için şu adımların atılması gerektiği belirtiliyor:
Endüstriyel deşarjların denetimi daha sıkı hale getirilmeli.
Atık su arıtma tesisi olmayan yerleşim yerlerinde hızla yeni tesisler kurulmalı.
Tarımsal gübre kullanımı kontrol altına alınmalı ve hayvancılık tesislerinin atık yönetimi denetlenmeli.