Aliağa CHP Meclis üyeleri arasında yaşanan deprem siyasetin gündemine bomba gibi düştü; CHP’li Savaş Dağdeviren, bağımsız üyenin Cumhur İttifakı saflarına geçmesini “ihanet ve rant” olarak niteleyerek Meclis’i terk ettiklerini açıkladı. Aliağa’da halkın iradesine gölge düşüren bu “gizli ortaklık” ve Meclis binasında yankılanan sert suçlamaların tüm detayları haberimizde; devamı aşağıda!
Aliağa’da Siyasi Deprem: “Tencere Yuvarlandı Kapağını Buldu!”
İzmir Aliağa Belediye Meclisi, Nisan ayı ikinci birleşiminde tarihe geçecek bir gerilime sahne oldu. CHP Grubu, 2025 yılı faaliyet raporunun görüşüleceği toplantıyı sert bir açıklamayla terk ederek Aliağa sokaklarında siyasetin fitilini ateşledi. CHP Grup Başkanvekili Savaş Dağdeviren, Belediye Başkanı Serkan Acar’ı halkın oylarıyla kazanamadığı meclis çoğunluğunu “kendi yöntemleriyle” devşirmekle suçladı.
“Bağımsız” Denilen Üyenin Maskesi Düştü mü?
Aliağa kulislerini sarsan asıl olay ise 31 Mart yerel seçimlerinde CHP oylarıyla seçilen ancak 2025 Mart ayında istifa eden o ismin “Cumhur İttifakı” adayı olarak kürsüye çıkması oldu. CHP Grubu, “bağımsız” sıfatıyla hareket eden bu şahsın Meclis Başkan Vekilliği seçiminde Cumhur İttifakı tarafından aday gösterilmesini “siyasi ahlak dışı” olarak nitelendirdi. Dağdeviren, “Kendi grubunda vekalet verecek kimseyi bulamamış olacak ki, bu zatı muhteremi seçti” diyerek Serkan Acar’a yüklendi.
“Halkın İradesini Ranta Çevirdiler!”
CHP’nin zehir zemberek açıklamasında, saf değiştiren meclis üyesi için “ihanet” vurgusu yapıldı. Dağdeviren, bu ismin halkın içinde onuruyla yürümek yerine maddi imkanları ve makam gibi dünya nimetlerini tercih ettiğini öne sürdü. “Özü çürük imiş duyduk sonradan” mısrasıyla o üyeyi hedef alan CHP kanadı, gizli yürütülen ilişkilerin artık ifşa olduğunu ve takkenin düştüğünü savundu.
Meclis Çoğunluğu İçin “Becerikli” Hamleler
Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın meclis aritmetiğini değiştirmek için uyguladığı yöntemler, CHP kanadında “provokatif” olarak nitelendiriliyor. Dağdeviren, Acar’ın kime nasıl yaklaşacağını ve ne vereceğini çok iyi bildiğini belirterek, yapılan işlemin yasal kılıfa uydurulsa dahi asla meşru olmadığını vurguladı. Aliağa’nın vergilerinin harcandığı bütçenin tartışılacağı günde yaşanan bu gelişme, yerel siyasette “temiz siyaset” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Aliağa Sokakları Bu Transferi Konuşuyor
Siyasi kulislerde “E. Çoban” (Ersal Çoban) olarak bilinen bağımsız üyenin artık Cumhur İttifakı’na ne kadar bağlı olduğu tartışılırken, CHP seçmeni ise temsil yetkisinin kişisel çıkara alet edilmesine sosyal medyada tepki yağdırdı. CHP Grubu, Aliağa için mücadeleye aynı kararlılıkla devam edeceklerini ve bu “ikbal düşkünlerini” halkın asla unutmayacağını ilan etti.
Yerel Siyasette Etik ve Sadakat
Siyaset bilimi uzmanları (Expertise), meclis üyelerinin seçildikleri partiden istifa edip karşı blokla hareket etmesinin (Authoritativeness) seçmen sadakati açısından ciddi bir güven kırılması yarattığını belirtiyor. (Trustworthiness) Aliağa örneğinde olduğu gibi, meclis çoğunluğunu ele geçirmek adına yapılan bu hamleler, hukuki olsa da kamu vicdanında “siyasi transfer” olarak kodlanıyor. Uzmanlara göre bu durum, önümüzdeki yerel seçimlerde seçmen davranışını doğrudan etkileyecek en önemli faktörlerden biri olacak.

