Kooperatif Davası beşinci duruşmasında “siyasi bilirkişi” tartışmasıyla sarsıldı! İzmir’in eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Şenol Aslanoğlu’nun yargılandığı davada, savunma makamı AK Parti’den aday adayı olan bilirkişiye sert tepki gösterdi. Bilirkişi reddi talebinin geri çevrildiği duruşmada mahkeme salonu “bağımsızlık” tartışmalarıyla gerildi; işte o kritik anlar!
Aliağa’da Dev Yargılama: Soyer ve Aslanoğlu Hakim Karşısında
İzmir’de yerel siyaseti ve iş dünyasını sarsan İZBETON ve Örnekköy konut yapı kooperatifi soruşturmasında beşinci perde açıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki dönem başkanı Tunç Soyer ve önceki dönem CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde kurulan mahkemede suçlamalara yanıt verdi. 157 kişinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla yargılandığı dava, Türkiye’nin gündemine oturdu.
Duruşma salonunda sadece sanıklar değil, CHP’nin ağır topları da hazır bulundu. Yüksel Taşkın ve Oğuz Kaan Salıcı gibi milletvekilleri duruşmayı yerinde takip ederken, adliye koridorlarında güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı.
“AK Partili Bilirkişi İstemiyoruz!”
Duruşmaya damga vuran en sert çıkış Tunç Soyer’in avukatı Murat Aydın’dan geldi. Aydın, mahkeme heyeti tarafından atanan yeni bilirkişi Sabahattin Kalyoncuoğlu’nun geçmişte AK Parti’den milletvekili aday adayı olduğuna dikkat çekerek “bağımsızlık” ilkesinin çiğnendiğini savundu.
Avukat Aydın’ın mahkeme salonunda yankılanan sözleri ise şöyleydi:
“Siz bu kişiyi bağımsız bilirkişi olarak atıyorsunuz ancak bu isim siyasi bir geçmişe sahip. Ülkemizde AK Parti ve CHP arasındaki durumu görmüyor musunuz? 80 yaşındaki bu ismin getireceği raporun içeriği şimdiden bellidir.”
Bu itiraza ek olarak, daha önce dosyada görev alan bilirkişilerin müdahil kurumlarda çalışan memurlar olduğu iddiası da savunma tarafından “delil zehirlenmesi” olarak nitelendirildi.
Sayıştay Raporu vs. Bilirkişi İncelemesi
Savunma tarafının bir diğer güçlü kozu ise Sayıştay denetçilerinin hazırladığı rapor oldu. Avukat Özkan Yücel, Sayıştay’ın kılı kırk yaran incelemeleri sonucunda “kamu zararı yoktur” tespitini yaptığını hatırlattı. Yücel, mahkeme heyetine şu can alıcı soruyu yöneltti:
- “Sayıştay denetçileri ‘zarar yok’ derken neden hala bilirkişi aranıyor?”
- “Bilirkişi ‘zarar var’ derse, Sayıştay denetçileri hakkında suç duyurusunda bulunacak mısınız?”
45 Yıla Kadar Hapis İstemi: Davada Son Durum Ne?
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, sanıklar hakkında oldukça ağır cezalar talep ediyor. “İştirak halinde nitelikli dolandırıcılık” ve “kooperatif yöneticiliği sıfatıyla dolandırıcılık” gibi suçlamalarla 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Özellikle İZBETON iştiraki üzerinden yürütülen asfalt ve inşaat ihalelerindeki rakamlar, davanın mali boyutunun büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
Mahkeme heyeti, uzun süren tartışmaların ardından bilirkişinin reddi talebini reddetti. Sanıkların adli kontrol şartlarının devamına karar veren heyet, bir sonraki duruşma tarihini 17 Haziran olarak belirledi.
Editör Analizi: Siyasi Satranç mı, Hukuki Süreç mi?
Haber merkezimizin değerlendirmesine göre; Tunç Soyer Kooperatif Davası, hukuki bir süreçten çok siyasi bir bilek güreşine dönüşmüş durumda. Özellikle bilirkişi atamalarındaki “siyasi geçmiş” detayı, davanın sonucuna dair kamuoyundaki güveni zedeleyebilir. Sayıştay raporu ile mahkeme bilirkişisi arasındaki olası bir görüş ayrılığı, davanın Yargıtay aşamasını dahi şimdiden şekillendirecek kritik bir virajdır. İzmir’in kentsel dönüşüm modelinin kalbi olan bu kooperatif davası, önümüzdeki yıllarda “emsal karar” niteliği taşıyacaktır. (Egedesonsöz)

