Ağız ve diş sağlığı ihmali, sadece diş kaybına değil; kalp krizi, diyabet ve solunum yolu enfeksiyonlarına davetiye çıkarıyor. İzmir Eğitim Diş Hastanesi uzmanlarından Dt. Yudum Ertem, 20 Mart Dünya Oral Sağlık Günü’nde “diş çürüğü” deyip geçilmemesi gerektiğini belirterek, hayati risklere karşı tüm Türkiye’yi uyardı.
Görünmez Tehlike: Diş Eti Hastalıkları Kalbe Mi Sıçrıyor?
İzmir’in sağlık dünyasından gelen son uyarılar, ağız içindeki basit bir enfeksiyonun vücudun tamamını nasıl bir “saatli bombaya” dönüştürebileceğini kanıtlıyor. İzmir Eğitim Diş Hastanesi Diş Hekimi Yudum Ertem, diş eti hastalıklarının kronik bir enfeksiyon niteliği taşıdığını ve bu durumun doğrudan kalp-damar sistemini vurduğunu açıkladı.
Dünya nüfusunun yaklaşık %90’ının diş çürüğü riskiyle yaşadığı bir dönemde, oral patojenlerin (ağızdaki zararlı mikroorganizmaların) kana karışarak sistemik hastalıklara yol açması artık bir varsayım değil, tıbbi bir gerçek. Ertem, “Oral sağlık olmadan genel sağlıktan söz etmek hayaldir” diyerek durumun ciddiyetini ortaya koydu.
20 Mart Dünya Oral Sağlık Günü: Bir Farkındalık Miladı
Dünya Diş Hekimleri Birliği (FDI) tarafından ilan edilen 20 Mart, sadece bir takvim yaprağı değil; küresel bir alarm niteliği taşıyor. Yanlış beslenme alışkanlıkları ve kontrolden çıkan şeker tüketimi, diş çürüklerini tarihsel bir “salgın” (epidemi) seviyesine taşıdı.
Dt. Yudum Ertem’e Göre En Büyük Risk Grupları:
- Şeker Tüketimi Yüksek Bireyler: Yanlış beslenme, diş minesinin savunmasını tamamen çökertiyor.
- İhmalkar Bakım Yapanlar: Yetersiz fırçalama, ağzı bakteriler için bir “üretim merkezine” dönüştürüyor.
- Düzenli Kontrole Gitmeyenler: Altı aylık periyotları kaçıranlar, geri dönüşü olmayan diş kayıplarıyla yüzleşiyor.
Koruyucu Diş Hekimliği: En Ucuz Ve En Etkili Tedavi
Ağız ve diş hastalıklarının Türkiye’de en sık görülen ancak “ölümcül değil” algısıyla en çok ihmal edilen sorunların başında geldiğini belirten Ertem, çözümün “Koruyucu Sağlık Hizmetleri” olduğunu vurguladı. Hastalık oluştuktan sonra yapılan cerrahi müdahaleler yerine, hastalığın oluşmasını engellemek hem ekonomik hem de hayati bir önem taşıyor.
Uzmanından 5 Altın Kural:
- Süre Önemli: Dişler günde en az iki kez, en az 2-3 dakika boyunca fırçalanmalı.
- Detaylarda Gizli: Sadece fırça yetmez; diş ipi ve dil temizliği hijyenin olmazsa olmazıdır.
- Beslenme Dengesi: Şekerli gıdalardan uzak durmak, diş minesini korumanın ilk adımıdır.
- Periyodik Takip: Hiçbir şikayet olmasa dahi 6 ayda bir diş hekimi koltuğuna oturulmalı.
- Bilinçli Toplum: Diş eti kanaması gibi belirtiler, sistemik bir sorunun ilk habercisi olabilir; asla ertelenmemeli.
Türkiye’nin Yumuşak Karnı: Diş Sağlığı İhmali
Dt. Yudum Ertem, ağız ve diş hastalıklarının yüksek görülme sıklığına rağmen halk sağlığı sıralamasında hak ettiği ciddiyeti görmediğine parmak bastı. Diş çürüklerinin ve diş eti iltihaplarının büyük ölçüde önlenebilir olduğunu hatırlatan uzmanlar, toplumun bilinçlendirilmesi için yerel yönetimlerden merkezi birimlere kadar topyekûn bir seferberlik çağrısında bulundu.
Unutmayın; ağzınızdaki küçük bir sızı, yarın kalbinizde büyük bir sorun olarak karşınıza çıkabilir. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün de desteklediği bu farkındalık hareketi, sağlıklı bir yaşamın kapısının önce ağızdan geçtiğini bir kez daha hatırlatıyor.

