NHABERİZMİR – Menemen kaçak hafriyat skandalıyla sarsılıyor; Çavuşköy ve Eski Gediz mevkii, kaçak kum hırsızlığı ve moloz dökümüyle tarım vasfını yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bölge halkı, Lider Hafriyat firmasının 60 tonluk araçlarla yolları parçaladığını ve verimli toprakların altına moloz gömüldüğünü iddia ederek yetkilileri göreve çağırdı.
Menemen’in Verimli Topraklarına İhanet: Kum Çalıp Moloz Gömüyorlar!
İzmir’in tarım ambarı Menemen, son yılların en büyük ekolojik ve ekonomik vurgunuyla karşı karşıya. İddiaların odağındaki Lider Hafriyat ve işletmecisi olduğu öne sürülen Muzaffer Köseoğlu, Çavuşköy ve Eski Gediz mevkiinde doğayı katletmekle suçlanıyor. Bölgedeki köylülerin ve duyarlı vatandaşların feryadı ise tek bir noktada birleşiyor: “Biz yapıyoruz, onlar bozuyor!”
İddiaya göre, herhangi bir ruhsat veya izin olmaksızın Menemen’in o meşhur verimli topraklarının altı kazılıyor. Buradan çıkarılan kaçak kumlar, inşaat piyasasına nakit para karşılığı satılırken; açılan devasa çukurlar ise daha korkunç bir sona hazırlanıyor. Kumun boşalttığı yerlere moloz ve inşaat atığı dökülerek toprak zehirleniyor.
60 Tonluk “Canavarlar” Yolları Savaş Alanına Çevirdi
Skandalın boyutu sadece toprak hırsızlığıyla sınırlı değil. Kaçak kum ve hafriyat taşıyan dev kamyonların, yasal sınırların çok üzerinde, yaklaşık 50-60 ton ağırlıkla köy yollarını kullandığı belirtiliyor. Tonaj sınırı tanımayan bu araçlar, devletin milyonlarca lira harcayarak yaptığı asfalt yolları kağıt gibi yırtıp atıyor.
Bölge sakinleri, “Yolları mahvettiler abi, biz vergimizle yapıyoruz onlar rant için bozuyor” diyerek isyan ediyor. Özellikle Eski Gediz hattında yol güvenliğinin kalmadığı, dev çukurların oluştuğu ve sivil araçların bu yollarda ilerlemekte güçlük çektiği gelen bilgiler arasında.

Tarımsal Soykırım: Kaçak Depolara Zemin Hazırlanıyor
Çavuşköy’de yaşananlar sadece bugünü değil, Menemen’in geleceğini de tehdit ediyor. Verimli arazilerin altının boşaltılıp molozla doldurulması, toprağın su tutma kapasitesini yok ederken, bölgeyi tarım yapılamaz bir “ölü bölge” haline getiriyor.
Daha da vahimi, moloz dökülen bu alanların ileride “kaçak depo” ve “kaçak yapılaşma” için zemin olarak kullanılacağı iddia ediliyor. Kaçak hafriyat dökümü başlı başına bir suç teşkil ederken, bu işin organize bir şekilde yapılması bölgedeki mülki amirleri ve kolluk kuvvetlerini alarma geçirmiş durumda.
Vatandaş Soruyor: Bu Vurguna Kim “Dur” Diyecek?
Menemenli üreticiler, verimli arazilerin göz göre göre ranta kurban edilmesine karşı şu soruları soruyor:
- Ruhsatsız bu kazılar nasıl aylardır devam edebiliyor?
- 60 tonluk araçlar kantar denetimine girmeden bu yolları nasıl aşındırıyor?
- Tarım arazisine moloz gömülmesinin cezası neden uygulanmıyor?

Antropojenik Bir Afet: İnsan Eliyle Gelen Yıkım
Hafriyat kamyonlarının yarattığı toz bulutu, tarım ürünlerine zarar verirken; toprağın altına gömülen inşaat atıkları yeraltı su kaynaklarını da tehdit ediyor. Uzmanlar, bu durumu “antropojenik bir afet” yani insan eliyle yaratılmış bir çevre felaketi olarak tanımlıyor. Menemen’in bereketli toprakları, kaçak kum hırsızlarının insafına bırakılamayacak kadar kıymetli.

