Özlem Çerçioğlu davası Aydın’da yer yerinden oynatırken, Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nden “zaman aşımı” oyununu bozan tarihi bir hamle geldi! Yıllardır yargılandığı dosyalardan “zaman aşımı” formülüyle kurtulmaya çalışan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun manevrası bu kez duvara tosladı. Duruşmaya katılmayarak süreci uzatmayı hedefleyen Çerçioğlu’nun planı, mahkemenin nihai karar için sadece bir hafta süre vermesiyle darmadağın oldu. İşte Aydın’ı sarsan ihaleye fesat davasının perde arkası…
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, siyasi kariyerinin en zorlu hukuk sınavlarından biriyle karşı karşıya. Kamuoyunda “zaman aşımı uzmanı” olarak anılmaya başlanan Çerçioğlu’nun, dün görülen kritik duruşmada yargıdan beklediği “erteleme” çıkmadı. Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesi, 33 sanıklı dev dosyada adaletin tecellisi için düğmeye bastı. 25 sanığın “ihaleye fesat karıştırmak”, 8 sanığın ise “görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla yargılandığı 2022/448 esas sayılı dosyada, mahkeme heyeti taktiksel hamlelere geçit vermedi.
Zaman Aşımı Oyunu Suya Düştü
Duruşma salonunda gözler Özlem Çerçioğlu’nu ararken, Başkan’ın bir kez daha salona gelmediği görüldü. Hukuk çevrelerinde bu durum, davanın zaman aşımına uğratılarak düşürülmesine yönelik bir strateji olarak yorumlanıyordu. Ancak Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesi, bu “topuklama” taktiğine karşı sert bir duruş sergiledi. Mahkeme, duruşmayı aylar sonrasına değil, sadece 1 hafta sonrasına; 25 Şubat 2026 Çarşamba gününe erteledi. Üstelik mahkeme heyeti, Çerçioğlu katılsa da katılmasa da o gün nihai kararın verileceğini kayda geçirdi.
33 Sanıklı Dev Dosyanın Karanlık İçeriği
Peki, Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2022/448 esas sayılı dosyasında neler var? İddianameye göre, Aydın’ın kaynaklarının nasıl bir “ihale çarkı” içinde eritildiği kalem kalem dökülüyor. İşte o vahim suçlamalardan bazıları:
- Özel Kalem Vurgunu: Mülga Aydın Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü üzerinden yapılan 2013/144584 numaralı ihalede “ihaleye fesat karıştırma” suçlaması netleşti.
- ASKİ ve Büyükşehir İhaleleri: Aydın Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından 2015 yılında gerçekleştirilen çok sayıda ihalenin (2015/35342, 2015/38631 vb.) adrese teslim yapıldığı tespit edildi.
- Görevi Kötüye Kullanma: 2018/5024 numaralı soruşturma kapsamında, sanıkların yetkilerini kamu zararına kullanarak yandaş firmaları kayırdığı iddia ediliyor.
“Adrese Teslim” İhale Düzeni Nasıl Kuruldu?
Dosyadaki teknik detaylar, yolsuzluğun matematiksel bir planla yürütüldüğünü gösteriyor. Uzmanların ve müfettişlerin incelemelerine göre sistem şöyle işledi: İhale yaklaşık maliyetleri, Erkan Karaarslan ve yakınları üzerine kurulu 11 şirketin üçünden alınan tekliflerin ortalamasıyla oluşturuldu. Bu yöntemle maliyetler kasten “aşırı yüksek” tutuldu. Pazarlık usulü (21/f maddesi) kullanılarak sadece davet edilen “tanıdık” firmaların ihaleye girmesi sağlandı, gerçek rekabetin ve şeffaflığın önü kesildi.
Teknik Terim: 21/f Maddesi Nedir?
Kamu İhale Kanunu’nun 21/f maddesi, normal şartlarda acil durumlar için öngörülen bir pazarlık usulüdür. Ancak Aydın’daki ihalelerde bu maddenin, ihaleyi istenen kişiye vermek için bir “kılıf” olarak kullanıldığı, gizliliğin ihlal edildiği ve rekabetin engellendiği bizzat bilirkişi raporlarına yansıdı. Bu durum, kamu hukukunda “Edimin ifasına fesat karıştırmak” olarak tanımlanan ağır bir suç niteliği taşıyor.
Fırtına Yarın Da Devam Edecek!
Özlem Çerçioğlu için hukuk kıskacı sadece bu dosyayla sınırlı değil. Yarın (20 Şubat 2026), Aydın 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2024/10 esas sayılı dosyanın duruşması görülecek. Bu dosyada suçlamalar daha da ağır: Resmi belgede sahtecilik, kamuyu zarara uğratmak ve ihaleye fesat. Aydın halkı, yıllardır süren bu davaların artık bir neticeye varmasını bekliyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?
25 Şubat 2026 tarihi, Aydın siyaseti için bir milat olabilir. Mahkemenin “karar vereceğiz” kararlılığı, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde taşları yerinden oynatabilir. Eğer mahkumiyet kararı çıkarsa, Özlem Çerçioğlu’nun belediye başkanlığı koltuğu tehlikeye gireceği gibi, siyasi yasak riski de gündeme gelebilir. Yargının “zaman aşımı” tuzağına karşı kurduğu bu baraj, Türkiye genelindeki benzer davalar için de örnek teşkil edecek nitelikte.
Kaynak: Yerel Gözcü

