İzmir BAL-GÖÇ’ün 18. Olağan Genel Kurulu, Balkan Türklerinin temsilcilerini ve siyaset dünyasını bir araya getirdi. Kurulda konuşan Sevda Erdan Kılıç ve Murat Bakan, Balkanlardan Anadolu’ya uzanan 200 yıllık direniş, acı ve zafer öyküsünü hatırlatarak birlik mesajı verdi.
Sevda Erdan Kılıç: Kimliğimizi Yolda Kaybetmedik
Balkan coğrafyasının her zaman bir baskı ve direniş alanı olduğunu belirten Sevda Erdan Kılıç, isimleri değiştirilen ve dilleri yasaklanan bir halkın çocukları olduklarını hatırlattı. Kılıç, bugün özgürce bir arada yaşanmasını Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuna borçlu olduklarını ifade etti.
Bizler isimleri değiştirilen, dili yasaklanan, kültürü yok sayılan ama diz çökmeyen bir halkın çocuklarıyız. Bu topraklarda emeğimiz, hikayemiz ve sözümüz var; var olmaya da devam edeceğiz.
Murat Bakan: 200 Yıllık Bir Direniş Öyküsü
Balkan Türklerinin hikayesini 200 yıllık bir dram ve mücadele olarak tanımlayan Murat Bakan, 1989 zorunlu göçüne kadar uzanan süreci “bir direniş destanı” olarak niteledi. Bakan, Türk kültürünün Balkanlar’daki sembolizmasının ve mirasının önemine dikkat çekti.
Balkan Türklerinin mücadelesi 1877-78 harbinden başlayıp bugünlere kadar gelen bir direniş öyküsüdür. Sizin mücadelenizin her zaman yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.
Birlik ve Dayanışma Vurgusu
Genel kurulda BAL-GÖÇ’ün toplumsal hafıza ve dayanışma kapısı olduğu vurgulandı. Yeniden seçilen Abdurrahim Nursoy ve yönetim kuruluna başarılar dileyen konuşmacılar, Balkan Türklerinin Türkiye’nin geleceği için taşıdığı kritik önemi bir kez daha tescilledi.