Kıbrıs tarihinin en karanlık sayfası olan ve 21 Aralık 1963 tarihinde Rum terör örgütü EOKA tarafından başlatılan “Kanlı Noel” katliamının üzerinden tam 62 yıl geçti. Türk toplumunu adadan tamamen silmeyi ve Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamayı (Enosis) hedefleyen bu kanlı süreç, düzenlenen törenlerle ve hayatta kalan tanıkların acı dolu anlatımlarıyla bir kez daha hatırlandı.
Akritas Planı: “Okunup Yırtılacak” Gizli Soykırım
Katliamın arkasındaki ana strateji olan Akritas Planı, Rum yönetiminin Türkleri devlet mekanizmasından şiddet yoluyla tasfiye etme senaryosuydu. TMT Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar, planın vahşetini şu sözlerle aktardı:
“Türkleri katletmek için hazırlanan bu plan son derece gizliydi; yazılı olmayacak, sadece okunup hemen yırtılacaktı. Lefkoşa’da çocukları ve anıtları kurşun yağmuruna tuttular.”
Kumsal Baskını ve Banyodaki Vahşet
24 Aralık 1963 gecesi yaşanan Kumsal Baskını, Kanlı Noel’in en trajik simgesi haline geldi. Rum çeteleri, Binbaşı Nihat İlhan’ın evini basarak eşi Mürüvvet ve üç oğlu Murat, Kutsi ve kundaktaki Hakan’ı saklandıkları banyoda acımasızca katletti. Bu olay, dünya kamuoyuna Kıbrıs Türkü’nün karşı karşıya kaldığı soykırım girişiminin en somut belgesi olarak geçti.
GKRY Liderinden Skandal İfade: “Kahramanlık”
Katliamın yıl dönümünde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis, katıldığı bir törende EOKA mensuplarının ve o dönemki polislerin faaliyetlerini “kahramanlık” olarak tanımlayarak büyük bir skandala imza attı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları ise yayınladıkları mesajlarla bu nitelemeye tepki göstererek, yaşananların bir “çatışma” değil, “planlı bir kıyım” olduğunu vurguladı.
Türkiye’den Net Mesaj: “Asla Unutmayacağız”
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Tarihe kara bir leke olarak geçen bu karanlık gecede Kıbrıs Türkü; kadın, çocuk, yaşlı demeden acımasızca katledildi. Kanlı Noel, bir çatışma değil planlı bir kıyımdı.”

